Nar ağaçlarına dedim
ki, bir çocuk tanrıyı kalbimin hizasına getirdi; güzelliği
incitmesin onu, kötülük değmesin eteğine. Kırmızı küçücük
çiçekleriyle fısıldadı nar ağaçları: Ren-gimiz duadır ona,bereketimiz iyilik. Hanımelilere eğildim: Kokunuzu onun
saçlarına verin, yastığında açın. Hazla gülümsedi hanımeliler:
Kalbin biziz. Uzaklık ne ki aşk için... Mine çiçekleri, kırmızı-
pembe-sarı, ayaklandılar: O deniz kıyısına, onun yalnızlığına
göçelim mi? Zeytin ağaçlan, püsenli yapraklarıyla uzandılar:
Bizim meyvemizin sütü, ona uzun ömür verir; ellerimizle
sağıp yapraklarımızla taşıyalım sofrasına. Acem-boruları,
dolandığı palmiyenin gövdesinden turuncu bir sevinçle
eğildiler: Keşke ikinizin gövdesine sarılsay-dık.Japon gülleri
bir bağış gibi açtı gözlerini: Bu aşkın yaşaması için, kırmızı
bir hevesten ve kederden başka ne verebiliriz? Muzlar, çocuk
beşiği yapraklarım uzattılar: Bizim yapraklarımızı al; altınıza
serin, üstünüze örtün. Hurmalar, begonviller, sokaklar dolusu
turunç: Bize o kadar az göz, böyle derin bir sevgiyle bakar ki,
görünmez acılar çekeriz bu yoksulluktan. Varlığınız, bizim de
varlığımız...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖