Daha önce ilahi ya da kutsal kaynaklı hiçbir kelime, hiçbir işaret, hiçbir ipucu ona ulaşmış değildi. İlahi şeylere, kutsallığa asla inanmamıştı. Hep dinsiz biri olmuş, göklerden medet umanlara ve ruhun ölümsüzlüğüne inananlara iyi niyetle dudak büküp onlarla dalga geçmişti. Bu dünyadan öte bir hayat olmadığı kanaatine varmıştı; her şey şimdi ve buradaydı, sonrası ise ebedi bir karanlıktı. Fakat o kızın gözlerinde gördüğü şey ruhtu -asla yok olup gitmeyecek, ölümsüz bir ruh. Tanıdığı hiçbir erkek ya da kadın ona ölümsüzlük mesajı vermemişti.