Annem bana güvenmedi, biliyorum, biliyordum. Biribirimizi sevdiğimiz için. Ama ben sevdiklerime güvendim. Yanılmışım güvenirken. Güvendiğim için değil, eksik sevdiğim, sevmesini bilmediğim, sevginin kıyısında yaşayan çakıl kişileri denizin parçası sayıp saygıdan fazlasını gösterdiğim, sevgiyi onlara da sıçrattığım için yanılmışım. Bunu düşünürken bile yanlışlığa boğuluyorum. Înce hesaba kaçtığım için.
Bugün, çıldırdıktan, sevdikten, yanıp yıkılıp yeniden doğrulduktan, sonunda benim için yürünebilecek, tekliğinde şaşırtacak denli öteki yollara benzeyen tek yolu bulduktan, erincin taşıncı garipliğinde Yehuda'yı anladıktan sonra her şey kolay geliyor. Bundan sonra güçlüğe rastlamayacağımdan değil, aşkın tüketilmez güçlüğünü bildiğim için kolay geliyor.
“Her şey benden önce olmuşsa, bana olacak bir yer, durum kalmıyor muydu? Bana ait tek kişilik bir iskemle, o da yok muydu bu dünyada?”
🎥Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
''... günbatımını, bir ağacın güzelliğini gördüğünüzde, insanın acısını, sefaletini, karmaşasını, elemli varoluşunu gördüğünüzde neden içiniz kıpırdamıyor? Neden sevgisizsiniz? İşte temel soru budur, Tanrının var olup olmadığı veya öldüğünüzde ne olacağı değil.''
Krishnamurti