Vicdan azabı çekmeli, korku duymalı, bir şeyler hissetmeliydi, biliyordu, ama tek hissettiği iliklerine kadar işlemiş bir yorgunluktu. Yerdeki çubuğu kaldıracak gücü bulacağından bile emin değildi.
Sıvının yakarak boğazından inişini hissettmek isitiyordu; o sıcaklığın, şu an kesikler morluklar, ısırıklar ve kırıkların içerisinde feryat eden sinirlerine yayılmasını istiyordu; kafasının içindeki haykırışlar, onu bir battaniye gibi sarmalayan yeknesak bir uğultuya dönüşene dek içmek istiyordu.
Kimbilir kaç aileye yapmıştı bunu, kaç çocuğu ailesinden koparıp Japonlara satmıştı. Üstelik de ne pahasına? Nihayetinde yine Abel'in kapatıldığı kümese kapatılmıştı.