10 yaşındaki bir çocuğa annesinin ölümünü nasıl unutturabilrisiniz?
Peki ya otizmli bir çocuğa bunu nasıl anlatırsınız...
Gözleriniz buğulanmadan, ağlamadan okuyamacağınız bir kitap yorumu ile geldim..
Özel eğitimde çalışan bir öğretmen olarak beni çok etkiledi, ağlamada. Duramadım...
Frank 10 yaşında, mutlu bir çocuk. Ondan beş yaş küçük kardeşi Max ise, üç yaşında otizm tanısı konulan bir çocuk... Haliyle anne baba onun için çok uğraş veriyoer.
Frank bunu küçük haliyle anlayamıyor tabi, nihayetinde bir çocuk. Kardeşiyle de sağlıklı bir iletişim şekli olamıyor çünkü o herkesten biraz daha farklı. Frank tam kabullenemiyor, annesini çoğunlukla onunla paylaşmak zorunda kalmasına da biraz içerliyor...
Fakat bir gün tüm düzen tepetaklak oluyor.. Sonrasında Frank Max'la iletişim kurmak ve yanında olmak durumunsa kalıyor. Acaba başarabilecekler mi iki iyi kardeş olmayı?
Bu kitabı okuyun mutlaka. Her ailenin aynı olmadığını, farklılıklara ve farklı olanlara gözlerimi kaptamamamız gerektiğini gözler önüne serem çok güzel bir kitap.
İkimizin DünyasıKatya Balen · Timaş Genç Yayınları · 20264 okunma
Kahramanin iç hesaplasmasi ve monologlardan olusan kitapta, kahramanimiz kafasina koydugu daga tirmanma surecini ve bu surecteki ic hesaplasmalari ;ayni otelde kaldigi birkac kisi ile iletisimi ve monologlariyla kisa ama etkileyici bir kitapti.
Ali Şeriati’nin kavramsal evreninde “tağut”, yalnızca aşkın otoritenin seküler temsiller aracılığıyla gaspı değil, aynı zamanda toplumsal anlam rejimlerinin tahakküm lehine yeniden kodlanmasıdır. Bu
Muhtemelen uzun ve oldukça kişisel bir inceleme yazısı olacak.
Siddhartha Mukherjee gerçekten çok iyi bir hikaye anlatıcısıdır. Bu hikayelerini de iki ana örgü (bazen üç ana örgü) ile bize sunuyor.
Sessizliğin Yanıtı normalde akıp gidecek bir kitap ama daha yavaş yavaş, özümseyerek okumak istedim. Altını çizerek okudum, okurken altını çizdim bazen mütemadiyen..
"İçinde ip, tırmanış kramponları, uyku tulumu, çadır, hatta kancalar, ağır bir çanta bu ve dağcıyla kim karşılaşırsa edineceği ilk izlenim elinde buz kazması kuvvetli adımlarla ilerleyen bu adamın büyük bir gayesinin olduğu. Fakat karşısına kimsenin çıktığı yok."
Hazırlık var, kararlılık var, bekleyiş var; beklerken insanın dönüşümü ve bunu gözlemlemek var... Hayat kadar gerçek.
Evet, kimsenin çıktığı yok hayatta da. Hazırlık bazen bir ömür sürebiliyor.