Hayranlık birçok açıdan psikologların 'kimlik belirsizliği' olarak adlandırdığı duruma benzer. Bu, bir grubun parçası olduğunuzda kimlik duygunuzu kaybettiğiniz anlamına geliyor. Kimlik belirsizliğinin aşırı hali, güruh psikolojisine yol açabilir.
Bana kalırsa hiçbir devrimci ve ilerici hiçbir lafa inanmamalı, duyduğu bütün lafları ölçüp biçmeli, bilimsel kriterlere göre yorumlamalı. Dolayısıyla hiçbir devrimcinin önderi olmamalı.
Milliyetçi, muhafazakar kesimlerin bilime aldırdığı yok. Tozlu kitaplar, ata yadigârı menkibeler, yüzlerce yıldır temcit pilavı gibi tekrarlanan kahramanlık destanları bu kesimlere yetiyor da artıyor bile. Bir tür alameti farikaları haline gelmiş. Peki sırtına devrimci ilerici kisvesini geçirenler neden üç aşağı beş yukarı onlar gibi davranıyor. Neden üstelik kitaplıkları kitaptan geçilmezken tıpkı ötekiler gibi lider kuyrukçuluğu şakşakçılığı yapıyor. Devrimcileri ettikleri bunca bilimsel sosyalizm lafına karşın anlamakta zorluk çekiyorum. Bilimi sosyalizmin payandası haline getirmiş durumdalar.
“Kendini Allah’ın cennetinden sürdürmeyi başaran ademoğlu, yine de kıyamayıp ona cennet kadar güzel bir dünya hediye eden Allah’a bir kere daha sırtını dönmüş ve yeryüzünü peynir arayıp durduğu bir labirentler cehennemine çevirmiştir”