İnsan gelişiminin birçok yönleri var. Eğer farkında olma yüksekse, kendi değişimini planlayabilirsin; kitap okumakla, seminere gitmekle, bilinçli olarak bazı şeylerin ısrarla üzerine gitmekle kendi gelişimini planlayabilirsin. Ve öfkeli olmaktan kurtulabilirsin, zaman kullanımı da öğrenebilirsin ama bu, rahatlık zemininden bilinçli olarak çıkmayı gerektirir ki insanların en zor yaptığı şey o rahatlık zemininden çıkmaktır.
Doğaya yakın olmanın ayrı bir bilinci var.Doğa en güçlü öğretmen. Doğa çok güçlü öğretmen. Onun için yani ‘köylü’ olmak ve ‘açık’ olmak çok güçlü bir yaşam felsefesini de getiriyor. Bir kere doğa, telaşı hiç sevmez. Maymun iştahlılığı sevmez. Uzun vadeyi öğretir, sabrı öğretir, beklemesini bileceksin, ne ektiğini bileceksin, zamanında ekmezsen toplayamazsın. Bütün bunlar kendiliğinden öğreneceğin şeyler doğanın öğretmen olması durumunda.
’Sevdiğine verebileceğin en büyük hediye kendini geliştirmektir’ lafı benim için önemli hale geldi. O zaman sevdiğine verebileceğin en büyük hediyelerden biri de onu gelişim ortamı içerisinde tutmak olur. Dürüst olmak. Karşı karşıya konuşabilmek.
Korku kültürünün en önemli bilgeliği şu; diyor ki, bir esir hiçbir zaman özgür olmak beklentisi ve umudu içinde değildir. Bir esirin en önemli, birinci umudu, başka bir esire sahip olmak.