8/10
·336 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 19:31
Amerika'nın İç Savaşı zamanında cepheye giden Bay March'ın yokluğunda ailesi beş kadından ibadet kalır. Güçlü, dayanıklı,becerikli ve kararlı olan anne bayan March dört kızıyla birlikte yalnız bir Noel geçirmek zorunda kalır. Meg ( Margaret); 16 yaşında ve kızların en büyüğüdür. Lükse düşkün olup ileride zengin olmayı hayal etmektedir. Jo ( Josephine ); 15 yaşında olup kitap okumayı ve yazmayı çok sevmektedir. İlerde ünlü bir yazar olmayı hayal etmektedir. ( En sevdiğim karakter🩷) Beth ( Elizabeth ); 13 yaşında olup piyano çalmayı çok sevip ilerde anne ve babasıyla birlikte mutlu bir hayat hayal etmektedir. Amy; 12 yaşında olup ailenin en küçük üyesidir. Resim yapmayı çok sevip ilerde ünlü bir ressam olmayı hayal etmektedir. Babalarının gitmesiyle birlikte anne ve kardeşler hem maddi hem manevi sıkıntılar yaşar. Bütün gün iş bölümü yapan aile üyeleri akşam yemeğinde bir araya gelerek o gün yaptıkları şeyleri anlatma geleneğini sürdürür. Bazı geceler ise kendi aralarında oyun sahneler ve eğlenirler. Yan evde oturan Laurance ailesiyle tanışmalarıyla birlikte March ailesinin yalnızlığı bir nebzede olsa hafiflemiş olur. Babalarının yokluğunda aile şereflerini koruyabilmek, umutlarını yitirmemek ve geçimlerini sağlayabilmek için çalışıp didinirler ve inançları ve birbirlerine olan sevgiyle beslenirler.Bu zorlu süreç her birini büyütüp, sorumluluk sahibi küçük birer kadına dönüştürür. Yazarın oldukça akıcı, sade ve samimi bir kalemi var. Kitapta manevi zenginliğin yerini hiçbir şeyin tutamayacağını, aile bağlarının önemini, kardeşlik sevgisini, aile içi dayanışmayı ,sevgiyi, umudu,azmi, fedakarlığı,mücadeleyi, paylaşmayı anlatan içinizi ısıtacak sıcacık bir aile hikayesi Aile temasını sevenlere tavsiye ederim.
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Ren Kitap · 202219,5bin okunma
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 22:41
Sonbahar ve kış günlerinde içinizi ısıtacak sıcacık bir roman Meg,Jo,Beth ve Amy.. Hepsi birbirinden sevimli dört kız kardeş.(Küçük Kadınlar) Yaşları sırasıyla: 16,15,13 ve 12. Babaları Amerikan İç Savaşı nedeniyle cephede olduğu için onlar anneleriyle yoksul ama huzurlu yuvalarında günlerini geçirmektedir. Kendilerinden başka pek kimseyi dahil etmedikleri küçük dünyalarında; kendi uğraşlarıyla, kendi eğlenceleriyle bazen hüzün bazen küçük mutlulukları ve umutlarıyla yaşayıp gitmektedirler. Bir gün bu dünyaya girmek isteyen bir gençle karşılaşırlar : komşuları Laurie. Laurie; anne ve babası vefat etmiş, dedesiyle yaşayan, 15 yaşında, zarif ruhlu bir oğlan. Küçük Kadınlar, başta tereddüt etse de Jo’nun isteğiyle Laurie’yi aralarına kabul ederler. Yeni heyecanlar, yeni maceralar girer küçük dünyalarına. Kısa zamanda Laurie’yi de dedesini de tüm kalpleriyle benimserler. Jo ve Laurie’nin arkadaşlığı, küçük kadınların çocukluktan genç kızlığa yolculukları, yaşadıkları zorluklara rağmen birbirlerine bağlılıkları ile verdikleri savaşları, karakter gelişimlerini okumak gerçekten çok hoştu. Sizlere kendi çocukluğunuzu hatırlatacak, masumiyeti hissettirecek, ailenin ve kardeşliğin değerini gösterecek bu kitabı bence okumalısınız. Yorgunluğunuzu atacağınız,kitabın satırları arasında bu yolculuğa dahil olacağınız çok sevimli bir kitap. Ben şimdiden iyi okumalar dilerim. Ruhunuza iyi bakın :))
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·328 syf.··
2025 27. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 12:32
Kitabın konusu: Bayan March'ın kızlarının büyüme sürecinde hem aile içinde hem dostlarıyla olan yaşamını anlatır. Meg, Jo, Beth ve Amy'nin hayatlarından ve birlikte olan anılarından kesitler okuyoruz. Ben bu kitabı okurken niye ağladım bilmiyorum ama ciddili ağladım. Sanırım aile olmanın verdiği o bağlılık beni etkiledi. Kızlardan kendime en yakın hissettiğim Jo oldu ama diğerlerini de çok sevdim. Ayrıca her kızın kendine göre hoş olmayan huylarının olması ve bunları düzeltmek istemeleri çok hoştu. Kitabın son 100 sayfası beni daha çok içine çekti çünkü yazarın asıl olayları burada patlatmasını hiç beklemiyordum. Genellikle ilk zamanlarda sadece birer bölüm okusam da sonrasında açıldı, gitti. Kitabı +13 olarak değerlendirebilirim. Gayet yalın bir dille yazılmıştı, bazen betimlemeleri uzun sürdü ancak onlar da beni sıkmadı açıkçası. Son olarak yazarın verdiği mesajları da çok sevdim. Spoi olabilecek yorumuma gelirsek Beth'e bir şey olacak diye ödüm patladı. Çünkü o kadar minnoş ve tatlı biri ki. Amy'i ilk zamanlarda sevmesem de sonlarına doğru onun da büyümesi beni mutlu etti. Laurie ve Jo'yu çok sevdim ve favori shipimdir kendileri. Jo her ne kadar karşı olsa da birlikte olacaklarına çok eminim. Ben John'u da çok sevdim. Beth ve Amy'nin aşk hikayelerini okumayı da çok istiyorum. Çok uzun ara koymadan ikinci kitabı da okuyacağım. Artı olarak Bay March'ın iyileşip evine dönmesine de çok sevdim. March ikilisi de çok tatlıydı. Kısacası kitabı tavsiye ederim. İlk sayfaları yavaş ilerlese de bu ailenin yaşadıklarına şahit olmak çok tatlıydı. Ben çok sevdim. Bugünlük yorumum bu kadar, kendinize iyi bakın!
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,5bin okunma
Puan vermedi
yeni nesil ters köşe & beyin yakan // sonu sürpriz filmler listesi . part ll 1- old (2021) m. night shyamalan'dan yaşlanmayı konu eden, sahilde geçen zamanla ilgili psikolojik gerilim. finaldeki açıklama klasik ters köşe sevenler için iyi bir ödül. 2// the wailing (2016 – kore) bir köyde başlayan gizemli ölümler ve garip davranışlar… film boyunca neyin doğaüstü, neyin psikolojik olduğunu anlamıyorsun. sonu geldiğinde afallıyorsun. 3. the vanishing(2018, abd versiyonu değil – güney kore yapımı) kayıp bir kadın, sessizleşen bir adam ve karmaşık yalanlar. sürpriz sonuyla duygusal ve psikolojik ters köşe yapan bir güney kore gerilimi. 4. i'm thinking of ending things (2020) charlie kaufman'ın zihin yakıcı yapımı. bir çift yola çıkar ama aslında bu bir iç yolculuktur. kim kimin rüyasında, kim kimin hatırasında belli değil. her sahnesi ipucu dolu. 5. under the skin (2013) scarlett johansson bir uzaylıyı oynar ama hiçbir şey tipik değil. insan olmak, beden, arzu… şok edici son sahnesiyle ters düz eden bir deneyim. diyalog az, etki çok. 6. the platform (2019) dikey bir hapishane. her katta insanlar. yemek yukarıdan aşağıya iniyor. alt kattakiler aç. basit bir fikir ama sonu düşündüğünden çok daha sert. sistem eleştirisiyle birleşen distopik bir gerilim. 7. the others(2001) nicole kidman karanlık bir malikânede çocuklarıyla yaşıyor. gerilim büyüyor ama asıl mesele en sonda ortaya çıkıyor. klasik ters köşe örneklerinden biri. 8. identity (2003) bir motelde toplanan yabancılar teker teker ölmeye başlar. katil kim? aslında bu sadece yüzeydeki hikâye. finalde gerçeklik çöker. 9. coherence (2013) bir kuyruklu yıldız geçer ve paralel evrenler üst üste biner. aynı evde birden fazla sen mi var? düşük bütçeyle maksimum kafa karışıklığı yaratan bir film. 10. enemy within
Süpriz MasallarMünire Şafak · Timaş Çocuk Yayınları · 20103 okunma
Hangi Çağda Olursak Olalım
Puan vermedi·272 syf.··
2025 4. kitabı
·
90 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 14:01
En derine inildiğinde hangi çağda yaşadığımızın bir önemi yoktur. Temel soru, bireyin kendine ve yaşadığı döneme dair ayrımsamasıyla verdiği kararların nasıl özgür ve kendi içsel bütünlüğüne uygun bir hayat sürmesini sağladığıdır. İster Rönesans’ta yahut 13. yüzyıl Fransa’da ya da roma’nın çöküş devrinde yaşayalım. Her yönden içinde bulunduğumuz çağın, yani savaşların, ekonomik çatışmaların, endişelerinin ve başarılarının bir parçasıyız. İyi bütünleşmiş bir toplum birey adına hareket edebilir ya da onu kendi benlik bilincine erişme ve kendi kararlarını sorumlu bir şekilde verme yükünden kurtarabilir. Dünyadaki hiçbir travmatik olay kişiyi nihai kararı, kendine ilişkin bir şekilde verme ayrıcalığından alıkoyamaz. Daha başka bir çağda Yunanistan’ın o altın çağlarında ya da Özlem’le anılan Rönesans döneminde, insanların uyum sağlamaları görünüşte daha kolay olabilirdi. Oysa hayal kurmanın ötesine geçerek o dönemlerde yaşamış olma isteği, insanın zamanla olan ilişkisinin doğru anlaşılmadığını gösterir. O dönemlerde de bireylerin kendilerini bulup kendileri olmayı seçmeleri şimdikine kıyasla hiç kolay olmayabilir. Günümüzde insanın kendi benliği ile yüzleşmesi çok daha önemli ve içinde bulunduğumuz tarihsel dönemin anne şevkatine yaslanma imkanımız çok daha az. Dolayısıyla, bu tür konular misafir odalarında tartışılıyor olsaydı, insanın günümüz dünyasında Kendini bulmayı öğrenmesinin daha iyi olacağı söylenmez miydi? Yüzeysel olarak bakıldığında her dönemin kendine özgü iyi ya da kötü yanları vardır. Daha derine indiğinde ise her birey kendi farkındalığına ulaşmalıdır ve bunu ancak yaşadığı çağı aşan bir düzeye eriştiğinde gerçekleştirebilir. Aynı şey kişinin kronolojik anlamdaki yaşı içinde geçerlidir. Önemli olan insanın 20,40 ya da 60 yaşında olması değildir: Asıl önemli
Kendini Arayan İnsanRollo May · Okuyan Us Yayın · 20193,932 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2025 513. kitabı
Kitap Lard Stevendsan’ın Yalnızlık Felsefesi kitabında modernlesşmenin yalnızlığı arttıran bir etkide bulunduğu algısını eleştirerek başlar.Devamında bu eleştirisini temellendirir. Modern psikoloji yalnızlık hissine olumsuz bir bakışla bakarken varoluşçular yalnızlığın olumlu yönünü vurgular.(s.18-19) “Yalnızlığın modernlikle artan bir sorun değilde modern yaşamın kabul edilmesi gereken bir görünümü olduğu şeklindeki görüş akademide de yerleşmeye başladı ve akademide Erin Klinenberg’in ileri sürdüğü solo yaşam kavramı tercih ediliyor.” (s.25) Abdülfez Süleymanov’a göre solo yaşamı tercihin sebepleri; Birçok sorunla uğraşmak birine bağlanmak yerine sololuğun tercihi Kalabalık kent insanının stresten yorgun düşmesi İletişim teknolojilerinin yalnızlığı derinleştirmesi Azalan güven duygusu,artan boşanma oranları,evlilikten kaçınma Bu tercihin neticeleri; Azalan evliliklerin nüfus kompozisyonuna zararı Sosyal güvenlik sisteminde sorunlar Ahlaki erozyonlar( s.26-27) “Yalnızlığınyaşlılıkta çok daha önemli olduğunu gençken bir şekilde yalnızlık sorunlarıyla baş edebilen insanların yaşlanınca işlaerin daha da zorlaşacağını belirten Süleymanov,yalnız yaşamanın yaşlılarda hastalık,bunama,intihar ve ölüm oranlarını arttırdığını,bizim yaşlılarımızda
Yalnızlık ve UmutErol Göka · Kapı Yayınları · 202057 okunma