Asla gerçekleşmeyecek olanı hayal etmiyorsun, içinde hep bir gerçeklik payı, hep bir imkân var . Düzenbazsın. Üstelik böyle yaptığın için asla gerçekten hayal kuramamış oluyorsun. Seninkiler hep mümkünler , planlar , projeler , taslaklar . Hem hesapçı hem korkak ve hem de budala olmayı bir seferde becerebiliyorsun.
Sen hiçbir zaman gerçekten gitmek istemedin. Sen sana gelinsin istedin. Kendisine doğru yola çıkılacak bir yer , her zaman biri için bir menzil olmak istedin.
Göçebe yaşantısına dönemem. Dönemeyiz. Yanlışsız bir biçimde var olmayı bilmiyorum. Hayat beni devam etmeye çağırıyor. Bildiğim tek biçimde devam edeceğim. Tamam.
Ben, üzüntüden kaçmayı seçiyorum.
Aşk duygularla yapılmaz. Duyguların bilinciyle yapılır. Fakat ben bunu nasıl yapacağımı tam olarak bilemiyorum. İnsan ucuz bir şey söylemekten o kadar korkuyor ki hiçbir şey söyleyemiyor, yapamıyor, içinden geçenlerin yarısını bile dile getiremez hale geliyor. Ya söylediklerim bayağı olursa, ne demek istediğimi hakkıyla anlatamazsam diye düşünmekten, basit bir şey söylemekten, seni utandırmaktan, sana denk olamamaktan korktuğumdan hiçbir şey yapamaz hale geliyorum.