10/10
·48 syf.··
2026 248. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 01:59
"Nefsini tertemiz yapıp arındıran felâh bulmuş, kurtulmuştur. Onu kirletip örten kişi ise elbette ziyana uğramıştır." Bu sayının kapağında, canlı yeşil bir arka plan ve ön planda yemyeşil çimenler arasında açmış pembe, sarı ve mor kır çiçekleri (papatyalar) görseli tercih edilmiştir. Görsel Yorum: Yeşil renk İslam literatüründe muradı, manevi canlılığı ve cenneti simgeler. Baharda açan bu çiçekler, nefis toprağını temizleyen bir müminin kalbinde yeşeren manevi feyz ve güzellikleri, ruhun ulaştığı huzur iklimini görsel olarak temsil etmektedir. Dergi bu sayısında, tamamen içsel uyanışa ve batıni derinliğe yönelmiştir. Kulun kendi varlık iddasından vazgeçerek mutlak hakikate nasıl ulaşacağını anlatan, baştan aşağı irfan ve tasavvuf ahlakı kokan bir öğreti sunulmaktadır.
Alıntı
Hakikat - Sayı 392 (Mayıs 2026)Hakikat Dergisi · Hakikat Yayıncılık · 20261 okunma
10/10
·48 syf.··
2026 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
İlim Hilim Mahviyet Vehbi İlim Zahiri, Batıni Ledüni İlmi Sadır ilmi Satır İlmi İlim ve Alimler İlimlerin İzahı Zahirde kalanlar Bâtına geçenler İlimlerin özü
Din
Hakikat - Sayı 380 (Mayıs 2025)Hakikat Dergisi · Hakikat Yayınları · 20254 okunma
Senle konuşur gibi konuşunca duvarlarla Onlar da anladılar çaresizliğimi Duvarlar da dile geldi bak Çatladılar hasretinden Güneşe selam yolladım daha doğmadan Sen gel istedim, ben sormadan Mayıs bitti bak Bahar geçti Çiçeklerin yerini yapraklar aldı ağaçlarda Senin yerini kimseye vermedim Kaç gün, kaç gece daha sürecek bu yokluk Hangi tarafa dönsem sensizlik Maviyi kaplayan kara bulutlar da geldi Sen, gelmedin.
Şiir
Denizli Müftüsü Ahmed Hulûsî Efendi,
“Muhterem Denizlililer... Bugün sabahın erken saatlerinde İzmir, Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Bu tecavüze karşı hareketsiz kalmak, din ve devlete ihanettir, vatana karşı irtikap edilecek cürümlerin Allah ve tarih önünde affı imkânsız günahıdır. Cihad, tam manasıyla teşekkül etmiş bir dinî farize olarak karşımızdadır. Silahımız olmayabilir, topsuz, tüfeksiz sapan taşları ile de düşmanın karşısına çıkacağız. İstiklal aşkı, vatan sevgisi hassasiyet şuurumuz ile kalbimizdeki iman ile mücadelemizin sonunda zaferi kazanacağız. Bu uğurda canını verenler şehit, kalanlar gazilerdir. Bu mutlak olarak cihad-ı mukaddestir. Sizlere vatanımızı düşmana teslim etmenin çaresiz olduğunu söyleyenler, düşman esareti altında olanlardır. Onlar irade ve kararlarına sahip değillerdir. Bu vaziyette onların emri ve fetvası aklen ve şer'an caiz, makbul ve muteber değildir. Meşru olan, münhasıran vatan müdafaası ve istiklal uğruna cihattır. Korkmayınız...! Meyus olmayınız...! Bu Livâ-i Hamd'in altında toplanınız ve mücadeleye hazırlanınız. Müftünüz olarak cihad-ı mukaddes fetvasını ilan ve tebliğ ediyorum." (15 Mayıs 1919)
Alıntı