Ulus Milliyetçiliği ile Irkçı Milliyetçilik Aynı Anlama Gelmez Her ulusun bir adı var. Ulus birçok ırk, mezhep, din, inanç, kültürü bir arada birlik beraberlik ve biz bütünlüğü içinde vatan toprakları, yeraltı ve yer üstü kaynakları ile birlikte üretim ve hizmet araçlarının tüm sahibi olan devlet aygıtı ile kendine hizmeti temsil sistemi ve toplumsal sözleşme ile kurala bağlamış en sağlam ve güçlü huzurlu yaşam biçimi uygarlığının üretmiş olduğu varlık birliği ahlakıdır. Her ulusun hakim bir ırklar birliğini sağlayan kök soyu vardır. Ulus devletlerin adını din ile ilişkili anmak doğru değildir. Çünkü o ulusu bir arada tutan din değil tarih, dil ve kültür birliğidir. Tarihi, kültürü ve dil birliği olan kök soy kaçınılmaz hakimdir. Din bir seçimdir. Yaşamı boyunca din din dolaşan hatta kendi seçimi olmayan bir din ile yaşama başlamış yaşamı dinsiz tamamlayan insanların olmasının sebebi dinin siyasete, devlete alet ediliyor olmasıdır. Irk ve din üzerinden ideolijer üretmek artık çağ dışı kalmış bir gericiliktir. Türk ulusunun yüz yıl önce ki şartları ile bugün ki koşullara uygun şartları aynı değildir. Tarihi sonradan yazanlar kendi dünya görüşüne göre genelde yazdığı için dünya görüşü adı altında sayısızca tarih üretmek mümkündür. Türkçü diye bir Türk türü yoktur. Çok partilili siyaset ve 27 Mayıs askeri darbesinin sonrası üretilen din ve ırk sentezli Türkçülük Türk ulusunu temsil etmeye yetmeyeceği gibi ırkçı ve mezhepçi dinci bölücü ideoloji besleyip büyüten bir görev yaparak Anadolu üzerinde planlar yapan bugüne kadar askeri ve sivil darbelerle soygun üreten soyguncu soykırımcı yayılmacı haçlı batının küresel planlarına tüm diğer ideolojiler ile birlikte hizmet etmiştir. Kadim Türk tarihi, kültürü ve dilinin kullanılmış olması aldatıcıdır. Hiçbir soy,
Hayata Dair
Dost mudur düşman mıdır anlamadım bir kara kutu; onun içinde dünya, bizim içimizde o saklı. Hepsi birden bozuldu anlayacağınız. Mevsimlerin tadı kaçtı. Ne diyor Tarkan, tutamıyorum zamanı... Öyle bir hâldeyim.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Ben genelde dünde ve orada yahut yarında ve şuradayım. Yani çok zaman oldu ne şimdideyim ne de burada.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir yere gitmek istemiyorum zira insanın aradığını ancak kaybettiği yerde bulabileceğini düşünüyorum.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Alıntı
İki askerin dostluğu biri rütbe alana kadardır.
MHP Başbuğu Alpaslan Türkeş, 21 Mayıs 1963 tarihinde Kurmay Albay Talat Aydemir liderliğinde girişilen ve başarısızlıkla sonuçlanan ihtilalden sonra kurulan sıkıyönetim mahkemesinde yargılanmış ve beraat etmiştir. Türkeş, eski arkadaşı Talat Aydemir’i ihbar etmiş ve Türkeş’in ihbarcılığı mahkeme kararına yansımıştır.
Sayfa 26 - um:ag yayınları·Kitabı okuyor
Siyaset
Ah Vincent, ruhumun ince sızısı :(
Yalnızca sanatçılar için değil, kendisinden sonraki bütün insanlığa miras vicdani bir yüktür Vincent van Gogh'un hayatı. Hiçbir yere tutunamayan inişli çıkışlı yaşamı, derin yalnızlığı, tutkusu, ekonomik sorunları, yüce vicdanı, yazdıkları, dinmeyen haykırışları, sanatı ve ölümü... İnsanlıktan nasibini almışları utandırırcasına bir yaşamdır.
Reklam
Reklam