12 Eylül öncesi dönem aynı zamanda Maraş, Çorum, Şavşat, 1 Mayıs, 16 Mart, Bahçelievler gibi büyük katliamların da dönemiydi. Sivil faşistler veya doğrudan asker/polis eliyle geliştirilen bu katliamlarda amaç, halkı yılgınlaştırıp umutsuzlaştırmak ve ona boyun eğdirmek, devrimcileri demoralize etmekti şüphesiz.
Sevgilim!
Bizim gibi zaiflere şiddetin nisbetinde, kuvvetlilere celâdetini görmekten başka bir şey beklemediğimiz seni, Fuzulî gibi:
Çekme dâmen naz idüp üftâdelerden kıl hazer Göklere âçılmasın eller ki dâmanındadır.
Tehdidiyle korkuturum. Rahmeyle!..
Büyük Doğu Dergisi 14 Mayıs 1954, Sayı 2
Devrim Görünümlü Sivil Darbe Yapmak İstiyorlar
Onurun ortadoğu gibi ucuza satıldığı her coğrafyada soytarılık rol biçmeye kalkar.
Sermaye, siyaset, fitneci ve bozguncu medyanın ürettiği ve yeni üretilen kötülük ile ilgili uyarıları yazmanın vakti geldi.
Devrim görünümlü sivil darbe yapmak istiyorlar. Federasyon ile bölünmeye ve Anadolu'nun bir ortadoğu kan bataklığı ülkesi olması doğal kaynaklarını Araplar gibi koşulsuz sömürüye açan bir bölücü yapıyı Osmanlı millet sistemi adı altında dayatıyorlar. Irak, Libya ve Suriye de bu amaçla Osmanlı olacaksınız havucu ile doğal kaynaklarına çöküldü.
27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası yapılan Anayasa devrimci değil soyguncu askeri ve sivil darbelerin başlangıcıdır.
Çünkü niyet okuyor Türk. Bir benzerini Türk ulusuna yutturmayı Anayasa değişikliği ile birlikte kabul ettirme zokası sahneye konulacak. Sözde çok demokratik Anayasa diye satacaklar.
Demokrasi bir tramvaydır günü gelince o tramvaydan inilir diyen kendisi ile çelişkiye düşmeyi göze alıyor ise nasıl allayıp pullayıp pazarlayacaklarını göreceksiniz. Para devreye girecek. Çıkara satılan vatana ve ulusa kaybettirmeyi genel yararı yok etmek adına seçmiş olacak.
27 Mayıs 1960 darbesi devrim olmuş olsaydı köy enstitülerini yeniden açarak eğitim ve öğretim seviyesini bilim düzeyine çıkartılırdı.
Bu darbe sonrası bölücü siyasetin arka bahçesi olacak imam hatip okulları ile dinci eğitim ve öğretim ve tarikat ve cemaatler desteği ile misyoner niyetlere hizmet adına bu toplum ahlakını kaybetmiş nesiller yetiştirdi.
Bilimi kullananlar camiye mikrofon ve klima takarak camiyi kiliseye imamı papaza dönüşerek ahlak anlayışı dinini siyasete alet edenler yok etti.
Emir komuta merkezim bana papaz elbisesi giy görevimi yap derse papaz elbisesi giyer görevimi yaparım diyenler
"1 Mayıs günü İstanbul'da Taksim alanında yaşanan korkunç olayları, son yıllarda Türkiye'nin yaşamakta olduğu siyasal koşullardan soyutlamaya olanak yoktur. Sanki görünmez bir el, bu planı adım adım uyguluyor."
Uğur Mumcu
“Sen geceyi yarattın, ben çerağ yaptım.
Sen kil yarattın, ben ondan kadeh yaptım.
Issız çöller, kuş uçmaz dağlar ve vadiler yarattın
Ben ağaçlı yol, gülzâr, bağ yaptım.
Taşı aynaya çeviren benim,
Zehirden bengisu yapan benim.”