8/10
·496 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:00
Bu kitapla çocukluğunuzun tozlu sayfalarını aralamaya ne dersiniz? Vidar, öğretmenlik yaptığı okulda karıştığı bir olaydan dolayı açığa alınır. Evde bulunduğu bu süreçte eski bir kolide ailesinin yazlık evinin numarasını bulup o numarayı çevirdiğinde duyduğu ses ölen babasına aittir. Vidar, bir anda kendini 17 Haziran'ın sıcak günlerinde bulur ve aklına çocukluğuyla da konuşabileceği fikri gelir. O günden sonra sık sık evi arayarak çocuk Vidar'la konuşmaya başlar. İğneyle kuyu kazar gibi saat saat, dakika dakika o günü not etmeye başlar. Peki, 17 Haziran'ı diğer günlerden ayıran nedir?Neden nisan, mayıs değil de haziran; ayın 3'ü 5'i değil de 17'si? İşte bizler de Vidar'la bunun cevabının peşinde sürükleniriz. Kitap bittiğinde insanın çocukluktaki yaraları iyileşmeden büyüyemediğini anlıyoruz. Bir yandan soruşturmanın seyrini, diğer yandan geçmişin sırlarını merakla okutan, dili oldukça sade bir kitap 17 Haziran. Kitabın büyük bir bölümünün telefon konuşmalarından oluşması ve bölümlerin kısa olmasından dolayı kitabı çok kısa bir sürede okudum. Telefonun ucunda, Vidar'ı bekleyen hangi çocukluk travması var ? Okuyup öğrenin, derim. Kitapta en hoşuma giden şey, kaybettiğiniz aile üyeleriyle hatta kendi çocukluğunuzla konuşabilme fikriydi. Peki ya çocukluğunuzla konuşma fırsatı verilseydi sizler ona ne söylemek isterdiniz? Bugün 17 Haziran. Yani çocukluğunuza gidip onu anlama vakti. Kitaplı günler.
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · ‎Can Yayınları · 20254,385 okunma
6/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:31
Kitap üç bölümden oluşuyor, şiirlerin dışında düzyazılar da var son bölümde. Kitaptaki şiirler, erotizmi salt tensel hazla sınırlamıyor. Bilakis, aşkı ve bedeni insanın demokratik, hümanist ve devrimci varoluşunun ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor Ritsos. Erotizmi, yalnızca bireysel bir deneyim değil, toplumsal bir iletişim aracı olarak yorumluyor. Şiirlerde sık sık kırmızı motifinin yinelenmesi ise hem bedensel arzunun hem de devrimci tutkunun simgesi olarak dikkat çekiyor. Doğum tarihi bile 1 Mayıs olan devrimci Yunan şair Ritsos, erotizmi burjuva yozlaşmasının bir göstergesi olarak değil, insanın özgürleşme sürecinin temel öğesi olarak ele alıyor. Ancak bu noktada bir eleştiride bulunmalıyım. Ritsos’un erotizmi devrimci söylemle bu denli iç içe geçirmesi, şiirlerin bireysel duyarlılığını gölgeliyor. Zira bedensel deneyim, politik bir sembol hâline geldiğinde, kişisel olanın özgünlüğü sınırlandırıyor bence.
ErotikaYannis Ritsos · Varlık Yayınları · 1993237 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 121. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Hüseyin Bozdağ kaleminden Gecenin Sabahıydı Hayallerim yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 368 sayfalık bir kitap GECENİN SABAHIYDI HAYALLERİM •İkinci kitap Gecenin Sabahıydı Hayallerim ise benim için asıl mucizenin başladığı yer oldu. Sıfır sermayeyle ama parayla satın alınamayacak bir şeyle; yani yıllarca tırnaklarıyla kazıyarak geride bıraktığı o tertemiz itibarla yeniden ayağa kalkma mücadelesi başlıyor Hüseyin Bey için. Dededen kalma o iki gözlü heybeye bütün acı tatlı tecrübeleri koyup Bismillah, nerede kalmıştık? demek her babayiğidin harcı değil, dürüst olalım. Hüseyin Bozdağ bu kitapta, düştüğü o derin kuyudan sadece kendi inancıyla değil, artık yetişkin olan çocuklarının da işin ucundan tutmasıyla nasıl muazzam bir ikinci bahar inşa ettiğini anlatıyor. Parayı kaybetmenin ama onuru, karakteri ve esnaflık ahlakını her şeyin üstünde tutmanın insanı nasıl kurtaracağını görüyorsunuz sayfalarda. Unutma her kışın sonu her zaman bahardır. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Gecenin Sabahıydı HayallerimHüseyin Bozdağ · Az Kitap · 20263 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Hüseyin Bozdağ kaleminden Güven Ama Kontrol Et! kitabının yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2024 yılı basımlı 400 sayfalık bir kitap GÜVEN... AMA KONTROL ET! •İlk kitap olan Güven... Ama Kontrol Et!, aslında hepimizin hayata başlarken düştüğü o tatlı yanılgıyla açılıyor. Hüseyin Bey de babasıyla kurduğu o bakkal dükkanından çıkıp, cebindeki 20 doların cesaretiyle yemek sanayisinde devasa bir dünya kuruyor. Hatta hızını alamayıp Avrupa Catering Birliği’ne daimi üye olacak kadar zirveye oynuyor. Fakat tam her şey mükemmel, hayatı çözdüm derken, can dostum dediği, her şeyini paylaştığı insanlarla girdiği makine ve otomotiv sektöründe hayatının en sert, en acımasız tokadını yiyor. İnanılmaz bir başarıdan, bir anda eski parayla 4 trilyonluk devasa bir borçla çırılçıplak ortada kalmaya uzanan bir süreç... Güvenmenin ama kontrol etmemenin bedelini o kadar ağır ödüyor ki, kol kırılır yen içinde kalır diyerek bu acıyı ailesine bile hissettirmeden tek başına sırtlıyor. İşte tam bu kırılma noktasında, her şeye rağmen yanında çelik gibi duran kardeşi Nusret Bey ile olan o sarsılmaz bağları insanın insana olan inancını yeniden tazeliyor. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Hüseyin BozdağYunus Arıkan · Az Kitap · 20249 okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Sally Page kaleminden Başlangıçlar Kitabı kitabının yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 344 sayfalık bir kitap •Hikayenin merkezinde, dört ay önce yaşadığı o sancılı ayrılığın yükünü taşıyan ve geçmişin gölgesinden kaçmak için Londra’ya, dayısının nostaljik kırtasiye dükkanına sığınan Jo var. Aslında mekan değiştirince dertlerin geride kalacağını sanıyoruz ama Jo’nun da dediği gibi; nereye gidersek gidelim o kırık kalbi de yanımızda götürmekten başka seçeneğimiz kalmıyor. Jo, o dükkanda sadece kalemi, kağıdı değil, kendi ruhunun parçalarını toplamaya çalışıyor. Ama asıl kırılma noktası, o yan dükkandaki Viking Eric’in dünyasına adım atıp aradaki o izole duvarları yıkmasıyla ve kırtasiyeye yolu düşen iki sıra dışı ruh olan Rahibe Ruth ve Malcolm ile tanışmasıyla başlıyor. •Jo’nun o kırılgan ama bir o kadar da gözlemci yapısı, dükkana gelen çekingen bir polis memuruna çay ikram edip zencefilli bisküviyle onun içini ısıtacak kadar şefkatli. Ruth’un o neşeli maskesinin altındaki Geçmişimizden kaçamayız, değil mi Jo? diyen hüzünlü bakışları içimi sızlattı. Hele Malcolm, Bence her gün yeni bir hikayedir Jo, sabahları uyanıp o günün getireceğini kabul etmeliyiz, diyerek hayata dair öyle güzel bir bilgelik fısıldıyor ki kulaklarımıza. •Jo'nun dükkanda uyguladığı bir rutin var ki beni benden aldı: Müşterilerin dolma kalemleri denerken kağıtlara bıraktığı o rastgele karalamaları, küçük notları toplayıp panoya iğneliyor. İnsanların farkında olmadan kağıda döktüğü o kelimelerden karakter analizi yapıyor. •İnsanın canı acıdığında, yeni arkadaşlara en çok ihtiyaç duyduğu anlarda aslında kabuğuna çekilip arkadaş edinmeye en az yetenekli hissettiği o ironiyi Jo ile birlikte ben de yaşadım. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202690 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Con Sinov kaleminden Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup kitabının yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 110 sayfalık bir kitap •Madam Corinne; Cenova asıllı, entelektüel bir kadın. Hayatını Mekteb-i Harbiye'nin yakışıklı subayı Ömer Lütfü Bey ile birleştiriyor ama Balkan Savaşı’nda eşini şehit verince dünyası kararıyor. Tam bu acının ortasında Mustafa Kemal çıkıyor karşısına. Silah arkadaşının emanetine sahip çıkmak için yaptığı taziye ziyareti, yıllar sürecek derin bir sırdaşlığın ilk adımı oluyor. •Mustafa Kemal o dönem henüz tüm dünyanın tanıdığı o büyük lider değil; kabına sığmaz ama bir o kadar da ketum bir binbaşı. Yüreğini kasıp kavuran o büyük hayalleri, ülkenin kaderini değiştirecek fikirleri duyan o çok az insandan biri Corinne oluyor. Ve aralarındaki mektup trafiği, Mustafa Kemal'in 21 Kasım 1913’te Sofya’ya gidişiyle başlıyor. •12 Ocak 1914’te Corinne’e yazdığı mektupta, içindeki büyük ihtiraslardan bahsediyor. Bu hırs makam için değil; vatanın kurtuluşu için. Henüz ortada dünya savaşı yokken kafasındaki o modern Türkiye vizyonunu, kadının toplumdaki yerini ilmek ilmek buraya yazıyor. Bu satırlar, 10 yıl sonra gerçek olacak muazzam bir kehanetin belgesi resmen. •Ardından o cehennem gibi Çanakkale Siperleri dönemi geliyor. Ölümün nefesinin hissedildiği siperlerde bile sırf insan kalabilmek, zihnini diri tutmak için Corinne’den ısrarla Fransızca romanlar, tiyatro oyunları istiyor. •İstanbul işgal edildiğinde, evinde Mustafa Kemal’in imzalı portresi asılı diye Corinne ve ailesi hapse atılıyor, ardından Roma'ya sürgün günleri başlıyor. Cumhuriyet kurulduğunda Corinne’in yazdığı o gurur dolu son mektubu tüylerimi diken diken etti. Yıllar sonra Türkiye'ye döndüğünde, yoğun devlet işlerinin ve bürokratik duvarların araya girmesiyle
Corinne & Mustafa Kemal - Son MektupCon Sinov · Masa Kitap · 048 okunma