Trafikte can güvenliğini tehdit eden "makas atma" ihlalinde yeni trafik düzenlemesinin ardından yüzde 93 azalma oldu ▪️ Karayolları Trafik Kanunu'nda 27 Şubat'ta yürürlüğe giren düzenlemeyle trafik güvenliğini tehlikeye atan ihlallere yönelik yaptırımlar ağırlaştırıldı ▪️ Geçen yıl 27 Şubat-31 Mayıs tarihlerinde 47 bin 380 olan makas atma ihlali tespiti, bu yılın aynı döneminde 3 bin 306'ya düştü
Alıntı
Gecenin güzelliği tüm sabahı özleyen kolleksiyoncuların olsun….
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Klasik dönemde ambargo, "Ben seninle ticaret yapmıyorum" demekti. Yeni formatta ise ABD, Mayıs 2026'da çıkardığı 14404 sayılı Başkanlık Kararnamesi ile "üçüncü tarafları" hedef alıyor. Yani sadece kendisi Küba ile ticareti kesmiyor; Meksika, Hindistan veya Avrupa'daki herhangi bir şirketin ya da bankanın Küba ile iş yapmasını da engelliyor. İş yapanı kendi finansal sisteminden (SWIFT, dolar piyasası) dışlamakla tehdit ediyor. Bu, coğrafi sınırları aşan tam bir "finansal ablukaya" dönüşmüş durumda. Eskiden Sovyetler kendi devasa kaynaklarıyla müttefiklerini besleyebiliyordu. Bugün ise Küba'nın can damarı olan enerji lojistiği doğrudan hedef alınıyor. 2026 başındaki Venezuela müdahalesinin ardından Küba petrolsüz kaldı. Hemen ardından ABD, Küba'ya petrol taşıyan tanker şirketlerini (Meksikalı Pemex dahil) yakın markaja alarak ve gümrük tarifesi tehditleri savurarak adaya giren enerjiyi fiziksel olarak kesti. Elektrik kesintilerinin günde 20 saati bulması, bu yeni nesil lojistik ablukanın doğrudan bir sonucu. Yeni format, ülkeyi toptan kör bir karanlığa gömmek yerine, rejimi ayakta tutan spesifik finans damarlarını kurutmaya odaklanıyor. Örneğin: Küba'nın en büyük döviz kaynaklarından biri olan yabancı ülkelere gönderdiği "Sağlık Misyonları" (doktor programları) üzerinde muazzam bir diplomatik baskı kuruldu ve Orta Amerika ülkeleri bu programları iptal etmeye zorlandı. Ordunun ve devlet kurumlarının kontrolündeki holdingler (GAESA gibi) tamamen kara listeye alınarak, dışarıdan gelecek sermayenin sadece "özel sektöre ve sivillere" gitmesi şartı koşuluyor. Sovyetler Birliği döneminde kapitalist dünyanın uyguladığı ambargolar, bloklar arası net bir sınırla yürütülüyordu ve Sovyet koruması altındaki ülkeler bir şekilde nefes alabiliyordu. Bugün uygulanan "yeni format" ise
Siyaset
27 Mayıs 1960 İhtilali ve sonrasındaki Yassıada Yargılamaları, Türkiye’de sadece bir siyasi iktidarın devrilmesini değil, o iktidarın gölgesinde büyüyen yeraltı ve "arka sokak" ilişkilerinin de dökülmesini sağladı. Lüks Nermin’in mahkemelere konu olan ilişkileri, nüfuz ticareti ve dönemin kudretli isimleriyle olan bağları, siyasetin ahlak ve güçle imtihanını gözler önüne seren cinstendi. Langa Fatma: Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Galata ve Langa hattında nam salmış, dönemin kabadayılarına kafa tutan ilk figürlerden. Çanakkaleli Melahat: Lüks Nermin ile hemen hemen aynı dönemlerde (50'ler ve 60'lar) fırtına gibi esen, lüks arabaları, mücevherleri ve yine bürokrasideki "tanıdıklarıyla" bilinen bir başka aktör. Ayşe Nimet ve Matmazel Zurnik: Sektörün kurumsallaşma ve azınlıklar/yerliler arasındaki geçiş dönemlerinin ünlü işletmecileri. Matild Manukyan: İşin sadece "sektör" boyutunda kalmayıp, kazandığı parayı gayrimenkul imparatorluğuna dönüştüren ve vergi rekortmeni olarak bizzat devletten ödül alan en son ve en büyük figür. Bu isimlerin hiçbiri sadece kendi "ticari zekalarıyla" o devasa güç ve dokunulmazlık zırhını kuşanmadılar. Siyasetin ve bürokrasinin kirli işlerini örtbas eden, onlara alan açan veya finansman sağlayan birer enstrüman olarak görüldüler. Ne zaman ki arkalarındaki siyasi irade (Menderes dönemi ve Lüks Nermin örneğinde olduğu gibi) çöktü, devlet o "yolu" anında geri aldı ve onları birer suçlu ya da ibretvesikası olarak kamuoyunun önüne attı. Tarihin bu gölgede kalmış, lüks ve sefaletin, güç ve çöküşün iç içe geçtiği sayfaları, toplumsal hafızanın en sarsıcı parçalarından biridir.
Siyaset
Atatürk'ten Son Mektup
Siz beni halâ anlayamadınız. Ve anlamayacaksınız çağlarca da... Hep tutturmuş 'Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u' diyorsunuz. Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz. Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.Bırakın o altın yaprağı artık, Bırakın rahat etsin anılarda şehitler. Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin. Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin? Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil. Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.Bana muştular getirin bir daha, Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan... Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı? Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı? Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil, Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.Hâlâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda, Hâlâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz. Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın! Uluslar, keşfe çıkıyor, uzak dünyaların... Mustafa Kemâl'i anlamak göz boyamak değil, Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil..Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız; Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil. Bilim ağartsın saçlarınızı... Kitaplar... Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar... Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil, Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü.. Görüyorum ki, hâlâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş, Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken. Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen? Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,
Alıntı
19 Haziran
Cuma'ya duayla! 🤲🌿⚘💚