Zekât bahsinde, tek cümleyle, bütün bir dünya dolusu mâna devşirmeye çalışalım:
Prensipte, bellibaşlı ölçüler içinde her müslümanın her yıl malının kırkta birini muhtaçlar için vermesinden ibaret olan zekât, Allah'a karşı kul hesabına malın ibâdetinden ve pisliğini atmasından
başka bir şey değildir ve sermaye urlaşmasını, dehhâmeleşmesini önleyici ve taşıntılarını cemiyete dağıtıcı öyle bir adalet ölçüsüdür ki, bütün insanlık ebediyyen buna hayran olsa ve Yirminci Asrın bütün iktisadî hastalıklarını ve hasretlerini onda tedavi ve tatmin etse yeridir….