Selamlarrr...
Mektup Arkadaşım (Pen Pal), Bookstagram’da hakkında o kadar çok yorum gördüğüm bir kitaptı ki doğal olarak beklentim Everest’e tırmandı Dark romance’in kraliçesi, sonu hayatınızı değiştirecek, Aidan’a âşık olmadan bitiremezsiniz gibi yorumlar görünce merak etmemek elde değildi.
Yazarı zaten seviyorum. Kendisiyle tanışmam Queen & Monsters serisi sayesinde olmuştu ve o seriye bayılmıştım. Bu yüzden beklenti daha da yükseldi. Kitabı bitirdikten sonra ise benim için sonuç biraz daha eh, güzeldi ama bu kadar da değil oldu.
Kitap kocası Michael’ı yeni kaybetmiş olan Kayla Reece ile başlıyor. Cenaze gününde hapishaneden gelen gizemli bir mektup alıyor. Mektupta yalnızca şu yazıyor. “Gerekirse sonsuza dek beklerim.” Altında ise tek bir imza: Dante.Kayla bu mektuba cevap verince Dante ile aralarında başlayan yazışmalar zamanla daha derin, daha kişisel ve daha yoğun bir hale geliyor.Aynı dönemde eski çatısı akan evini yeniletmek için çağırdığı çatı ustası Aidan da hikâyeye dahil oluyor.Yakışıklı, esprili,karizmatik ve oldukça çekici klasik paket . Kayla ile Aidan arasındaki çekim çok hızlı şekilde ilerlerken evde de tuhaf olaylar yaşanmaya başlıyor. Sesler, nesnelerin yer değiştirmesi,mutfak dolaplarının açılması, elektriklerin gidip gelmesi vb ....
Hikâye mektuplaşmalar, tutkulu sahneler, gizem ve hafif paranormal dokunuşlarla böylece ilerliyor.
Kitabın ilk yarısı gerçekten akıcıydı.Mektuplar merak uyandırıyor, Aidan ile gelişen ilişki eğlenceli ve tempolu ilerliyor. Okuması kolay, sayfalar hızlı akıyor. Özellikle baharat sevenler için erotik sahneler oldukça bol ve detaylı yazılmış
Ama karakter derinliği konusunda bence ciddi eksikler vardı. Kayla’yı yeterince hissedemedim. Yas süreci, travmaları ve iç dünyası çok daha derin işlenebilirmiş. Çoğu zaman