... ruhumu ve bedenimi hırpalayarak, kendim dediğim şeyin sınırlarını yoklayarak, hayata binbir emekle bağlandığım ipleri koparıp sonra yeniden bağlamak için çırpınarak geçti.
Değil aileye, eve, yuvaya, bir çatıya alışmak, kendini ona ait saymak nedir bilmiyordum. Neyi bilmediğimi de bilmediğimden, yaramı yanlış yerde arayıp zırhımı yanlış kumaştan biçiyordum.
... Hayata tutunmak için inanmaya mecbur kaldığımız bütün yalanlar günü gelince açığa çıkıyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir şey oluyor. Öğrendiklerimizle yaşamaya devam ediyoruz.