Demiri nasil tavinda dövmek gerekiyorsa, çekiç darbelerini nasil soğutmadan indirmek gerekiyorsa, her kelimeyi de öyle tam zamanında söylemek gerekiyordu.O anı geçirince söz soğuyor, katılaşıyor, insanın yüreğine taş gibi oturuyor ve bu ağırlığı kaldırıp atmak hiç de kolay olmuyordu.
Sorunları görmezden gelmek elbette daha kolay ama onları çözümlemek için ufacık adımlar atsak da, o adımlar sonunda kendini gerçekleştirme yolunda dev sıçramalara dönüşür.