Berat

Berat
@mberatcakir
Ortada ne sahiden bir seçkinlik, ne yükselen bir kültürel yapı, ne siyasî bir tercih, ne iktisadî bir nizam var. Ortada korulardan, tepelere yağma edilen bir İstanbul var. Ve bu yağmanın üzerinde anlamsız bir tartışma: İstanbul tükendi. Hani bir vakitler bir yabancının Osmanlı için söylediği bir söz vardı: “Şu Osmanlı ne menem bir yapı imiş ki, biz dışarıdan, Siz içeriden yüzyıllardır vuruyoruz hâlâ yıkılmadı” … Hayfâ ki, o çoktan yıkıldı, şimdi sahnelenen oyun bir cesedin üzerinde cereyan ediyor.
Sayfa 40 - Dergâh Yayınları
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Sahaflık, ölenlerin kitaplarını alıp ölecek olanlara satma sanatıdır,” …
Sayfa 173 - Dergâh Yayınları
Edebiyat
Gözün gördüğüne gönül eyvallah derse aşk çıkar ortaya. Peki gönül, gözün gördüğünde ne bulup da eyvallah der?
Sayfa 93 - Dergâh Yayınları
Edebiyat
Mutluluk ve Mutsuzluk
Mutsuzluk alışkanlık yapar ve bulaşıcıdır; sokakları, apartmanları bir sarmaşık gibi sarar ve mutsuzluğa alışan insanların tekrar mutlu olabilmeleri için mutluluk denilen şeyin varlığını unutmaları gerekir. Zaten mutluluk diye bir şey yoktur, esas olan hüzündür. Mutluluk olarak görünen şey, diz çöken beli kırılan insan için merhamete gelen hüzününün kısa süreliğine kendini gizlediği bir illüzyondur. Şapkasından mutluluk çıkaran sihirbazlar, en mutsuz insanlardır.
Sayfa 89 - Dergâh Yayınları
Edebiyat