Şu an bir ağacın altında, yosun kokan yalnızlığın buz gibi korusunda oturmaya çalışan hayali kaçmış ruhu bunalmış...
Şu an tam konuşacakken kelimeleri çalınmış, cümleleri dağıtılmış duyguları işgal edilmiş...
Şu an beynine tecavüz edilircesine sorgulanan, olmayanlar için suçlanan, hakim karşısına çıkmadan boynuna ip takılıp bastığı kürsüye vurulan...
Şu an sen olmadan sesini duyan,
o bilmediği göz rengini hayaliyle boyayan, dokunamadığı ruhuna kelimeler kanayan...
biri var olduğu yerde duran,
biri var olmadığın yerde seni arayan...