M.S

ÖFKELERİMİZE SAHİP ÇIKALIM.
Puan vermedi·199 syf.·
2023 12. kitabı
Bu kitabı bir psikolog arkadaşım sayesinde keşfettim. Sonrasında kitaba merakım artmaya başladı ve okumaya başladım. Bir psikolog olmadığım için bazı sözcükler benim için yabancı olsa dahi bu kitapta bana dair bir şeyler olduğunu hissettiğim için okumaya devam ettim. Öncelikle bu kitap tamamen hayatın içinden gelen olayları kapsıyor. Biz kadınlar genel olarak toplumsal olayların duygusal yüklerini yüklenmek zorunda olduğumuzu hissediyoruz. Bu duygu bizim geçmişten gelen mirasımız misali bir duygu. Öfkemizi çoğu kez içimizde saklı tutuyoruz. Size de öfkelenmek kötü bir duygu gibi hissettirildi mi ? Bende böyle düşünmekteydim. Aslında düşünülünce duyguları iyi veya kötü olarak tanımlamanın mantıklı bir yanı olmadığı anlaşılacaktır. Öfke de bu kötü olarak tanımlanmış duygulardan bir tanesi. Bu kitap bana bunun yanıltıcı bir düşünce olduğunu fark ettirdi. Öfke, aslında içimizdeki potansiyeli kullanmadığımız sürece ortaya çıkan bir duyguymuş. Hatta benliğimizi bulmamıza ve onu sağlamlaştırmamıza yarayan bir duyguymuş. Ancak öfkelenmek tek başına yeterli olmuyor. Çünkü öfkelendiğimizde nasıl davranacağımız benliğimizi oluşturmakta. Öfkemizi bizi aşağılara çeken bir ağırlık, kötü bir duygu olarak tanımlamak yerine. Elektrik sigortaları misali bizi korumaya çalışan bir duygu olduğunu düşünmek gerekir. Benliğimizi korumak öfkelenmeyi nasıl kontrol ettiğimize bağlı. İşte bu kitap içerisindeki örneklerle bize bunun yolunu bir nevi gösteriyor. Rehberlik ediyor. Eğer ki öfkelenmek, bir bataklıksa maalesef hiçbir zaman yararını anlayamayacak, ancak bir merdivense yukarılara taşınacağız. Öfke konusunda bu kitap tamamen yeterli midir, bilmiyorum. Ancak faydalı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hatta farklı bir pencereden bakmanızı sağlayacağını düşünmekteyim. İyi okumalar dilerim.
Duygu ve Düşünce
Öfke DansıHarriet Lerner · Varlık Yayınları · 20254,883 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Açık ve ayrı bir "ben" oluşturmamız, hem yakınlığı hem de yalnızlığı yaşayıp tadını çıkarmamızı sağlayacaktır. Ne yakınlığın aynılık, birlik ya da benliksizleşme; ne de yalnızlık ve ayrılığın, uzaklık ve soyutlanma olması gerekir.
İki insanın tek bir insana dönüşmesi, ayrılık durumunda psikolojik ya da fiziksel ölüme benzer duyguların yaşanmasına neden olabilir. Bu önemli ilişki sona erdiğinde elimizde hiçbir şey - hatta, tutunulacak bir benlik bile - kalmaz.
İlişkide yeterince "ben" yoksa ne olur? Burada kendi kimliğimizi ve yaşamımız üzerindeki kendi denetimi ve sorumluluğumuzu yitiririz. "Birliktelik gücü"nün baskın geldiği durumda enerji, diğer kişi için var olmaya ve diğer kişinin farklı düşünüp davranmasını sağlamaya harcanır.
Huzur-koruyucu ya da "iyi kız" kategorisine düşenler aslında, kaybetmeye mahkûm pasif kadınlar değildir. Tam tersine, bizler, büyük bir iç eylemsellik ve duyarlılık gerektiren önemli ve karmaşık bir kişiler arası beceri geliştirdik. Başka insanların tepkilerini tahmin edip onları huzursuz edici duygulardan korumada uzmanlaştık.