Açık ve ayrı bir "ben" oluşturmamız, hem yakınlığı hem de yalnızlığı yaşayıp tadını çıkarmamızı sağlayacaktır. Ne yakınlığın aynılık, birlik ya da benliksizleşme; ne de yalnızlık ve ayrılığın, uzaklık ve soyutlanma olması gerekir.
İki insanın tek bir insana dönüşmesi, ayrılık durumunda psikolojik ya da fiziksel ölüme benzer duyguların yaşanmasına neden olabilir. Bu önemli ilişki sona erdiğinde elimizde hiçbir şey - hatta, tutunulacak bir benlik bile - kalmaz.
İlişkide yeterince "ben" yoksa ne olur?
Burada kendi kimliğimizi ve yaşamımız üzerindeki kendi denetimi ve sorumluluğumuzu yitiririz. "Birliktelik gücü"nün baskın geldiği durumda enerji, diğer kişi için var olmaya ve diğer kişinin farklı düşünüp davranmasını sağlamaya harcanır.
Huzur-koruyucu ya da "iyi kız" kategorisine düşenler aslında, kaybetmeye mahkûm pasif kadınlar değildir. Tam tersine, bizler, büyük bir iç eylemsellik ve duyarlılık gerektiren önemli ve karmaşık bir kişiler arası beceri geliştirdik. Başka insanların tepkilerini tahmin edip onları huzursuz edici duygulardan korumada uzmanlaştık.