Hermia'nın gözlerine taparken o nasıl yanılıyorsa,
Onun her özelliğine hayran olan ben de öyle yanılıyorum.
Aşk, basit ve değersiz şeyleri bile biçimlendirip onu değerli yapabilir.
Aşk gözleriyle değil, hayaliyle görür..
yanlış bir bulut çoğalıyor
akşamları yanılmış içlerime
ağzımda bozuk bir pil tadı
o korku değil artık bu yaşadığım
telefon zillerine dolaşarak
bak ne ben leipzig’deyim
ne de sen istanbul’da
ne depart kahvesinde çay içiyoruz
ne tiryaki köpekte şarap
seni görmeden öleceğim
bir daha görmeden
inge bruckhart
zaten kaç yıldır yaşamıyorum.