Kendiliğinden olmuş olanın ayrı bir güzelliği var. Zorlamadan, plan kurmadan, hesap yapmadan hayatın kendi akışında karşına çıkan şeyler… Sanki olması gerektiği için olmuş gibi, sanki senin için çoktan yazılmış bir sahnenin içine yürüyüp girmişsin gibi. Çabalamadan gelen bir aşk, hiç beklemediğin anda edilen bir güzel söz, denk gelmiş gibi görünen ama içini ısıtan o küçük tesadüfler… İnsan en çok da bu anlarda rahatlıyor. Çünkü biliyorsun ki bu kez hiçbir şeyi sen zorlamadın; kimseyi ikna etmeye, bir şeyleri ayakta tutmaya uğraşmadın. Oldu, çünkü olması gerekiyordu.
Bu yüzden kendiliğinden gelen şeyler daha kıymetli geliyor insana. İçinde yorgunluk yok, hayal kırıklığı riski yok, acaba olur mu kaygısı yok. Sadece sade, temiz ve doğal bir akış var. Ve insan o akışın içinde kendini daha huzurlu, daha gerçek hissediyor.