Murat BOLAT

Murat BOLAT
@mbolat07
Memento Vivere Serendipity instagram.com/m_bolat0
Yüksek Lisans
Mersin
Mersin, 5 Temmuz
135 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
İnsanlardan her şeyi beklediğim için kimseye kırılmıyorum/kınamıyorum. Sadece mesafe koyarak yakışıksız hallerinin ruhuma nüfuz etmesine izin vermiyorum.
Reklam
Her şeyi kabullenebilirim; hatayı, eksikliği, yanlış anlaşılmayı… İnsan dediğin kusurludur, bunu bilirim. Ama vefasızlık bambaşka bir şey. Çünkü vefa, bir insanın karakterinin en çıplak halidir. İyi gününde yanında olup kötü gününde sırtını dönen biri, aslında hiç yanında olmamıştır; sadece o anın konforunu paylaşmıştır. Benim için vefa, hatırlamak demektir. Birlikte yürüdüğün yolları, paylaşılan ekmeği, edilen bir çift güzel sözü unutmamaktır. Zor zamanlarda sessizce yanında duranları, kimse görmezken sana omuz olanları aklında tutmaktır. İnsan en çok da böyle zamanlarda belli olur zaten. Çünkü herkes güneşliyken gölge yapar, ama asıl mesele yağmur yağdığında ıslanmamayı değil, birlikte ıslanmayı göze alabilmektir. Bu yüzden vefasızlık bana sadece bir davranış gibi gelmez; sanki geçmişi inkâr etmek, yaşanmışlıkları yok saymak gibi gelir. Oysa ben, yaşadığım hiçbir şeyi yok saymam. Kırılmış olsam bile hatıraları çöpe atmam, çünkü onlar benim kim olduğumu şekillendiren parçalar. Ama bir insan, tüm o ortak geçmişe rağmen sırtını dönebiliyorsa, işte orada içimde bir şey sessizce kapanır. Kapıyı çarpmam, bağırmam, hesap sormam… Sadece o insana dair beklentimi kalbimden usulca çıkarırım. Çünkü şunu öğrendim: Vefasız insana kızarak değil, mesafe koyarak huzur bulunur. Ve bazı insanlar hayatından çıktığında, aslında bir şey kaybetmezsin; sadece değer vermeyi bilmeyen birini geride bırakmış olursun.
Duygularını kaybetmiş, hiçbir şey hissetmeyen biri yeniden sevebilir mi?
Karakterinizle rekabet edemediklerinde, sürekli itibarınıza saldırırlar.
Benim ilişki düşüncelerim; Aşk dediğin şey kavgadır; iki insanın aynı dili konuşsa bile bazen birbirine ulaşamamasıdır. Kırılmaktır; en sevdiğin kişinin bir sözüyle de ruhunun çatlamasıdır. Yanlış anlaşılmaktır; kelimelerden çok suskunlukların konuşmasıdır. Sevmektir; kalbinin sınırlarını zorlayacak kadar güçlü bir bağlılıktır. Ölmektir; egonu, gururunu, hatta bazen kendini bile bir kenara bırakmandır. Dolanmaktır; zihninin, duygularının, hayatının birbirine karışmasıdır. Sadeliktir; o karmaşanın içinde bile bir gülüşte huzur bulmaktır. Hep affetmektir; kırıldığını saklayıp yine de kapıyı aralık bırakmaktır. Alttan almaktır; aynı anda hem kırgın hem teslim olmuş bir sessizliği taşımaktır. Aşk kolay değildir; çünkü insan kalbinin en savunmasız halidir. Bu yüzden acıtır, bu yüzden büyütür, bu yüzden vazgeçilmezdir.
Reklam