Bu güne gelmek için gerçekten çok uğraştın. Kolay olmadı, çoğu zaman kimse görmedi ama sen hep mücadele ettin. Kendine emek verdin, kendini toparladın, düştüğün yerden kalktın. Ama garip olan şu ki, bütün bunları yapan sen olmana rağmen, kendine en sert davranan da yine sensin. En ufak bir hatanda kendine yükleniyorsun. Başkaları aynı şeyi yapsa olur, insanlık hali dersin, ama sıra sana gelince affetmiyorsun. Kendine bu kadar hoyrat davranman gerekmiyor. Çünkü en çok anlayışı hak eden kişi sensin yine.
Bir düşün… Kaç kez içinden vazgeçmek geldi ama yine de devam ettin? Kaç gece kafanı yastığa koyup yarın daha iyi olacak diye kendini ikna ettin? Bunlar küçük şeyler değil. Bunlar insanın kendine verdiği en büyük emektir. Biraz durup kendine şunu söylemen gerekiyor: “Ben elimden geleni yaptım.” Çünkü gerçekten yaptın. Her şeyi kusursuz yapamamış olabilirsin ama pes etmemek, çabalamaya devam etmek zaten başlı başına bir başarı.
Kendine biraz daha yumuşak davran. Kendinle konuşurken kullandığın dili değiştir. Çünkü insan en çok kendi iç sesiyle yoruluyor. O sesi biraz daha sakin, biraz daha anlayışlı yaptığında, hayatın yükü de hafifliyor.
Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşam çalarsın. Karısını bir kocadan, çocuklarını bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman, bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur.