Ey bu satırların okuru ( sen, Özlem çeken), buraya kadar geldin. --- Unutma ki,bu, elinde tuttuğun, okuduğun, yalnızca bir metin toplamıdır; yalnızca adı, 'kılavuz' --- bunu okuyorsan; bil ki, bu metinlerin yazarı da 'yol'unu bulmuş değil--- sen de, kendi yolunu, bu metinlerde bulacağın bir yönlendirmeyle bulabileceğini düşünüyorsan, yol kısayken, geri dön...
Gayet aklıbaşında görünüyor, insanlarla konusuyordu ; her şeyi ötekilerin yaptığı gibi yapıyordu, ama içinde iğrenç bir boşluk vardı, artık hiçbir kaygı duymuyordu, hiçbir arzu; varoluşu zorunlu bir yüktü ona. --- Öylesine yaşayıp gitti
(Werke Und Briefe, Muncher Ausgabe (Herausge, Pörncbacher et al.), dtv 1988,S.158)
Özleyenin ( senin; Özlem Çeken'in) en büyük korkusu, özlenenin, uzağa gitmişken; özleyenden uzaktayken ( sen onun yanında yokken), ' başına bir şey gelmesidir.
Bu yüzden günlük dilde ayrılış sırasında, ayrılan kişilerin birbirlerine söyledikleri sözlerde, bu ' uzaklıktak'tan duyulan endişe yansır.
''Kendine iyi bak.''
"Merak etme"
"Tanrı korusun"