Ama sonuçta zaman her şeyin ilacı, alınan yaşın da tüm duygular üzerinde özel ve hafifleştirici bir etkisi var. Ölümün yaklaştığını hissettikçe, ölümün gölgesi yolumuzun üzerine simsiyah düştükçe, olaylar gözünüze eskisi gibi batmıyor, derin duygularınıza artık aynı şekilde seslenmiyor, tehlikeli gücünden çok şey kaybediyor.
Riviera'da (Fransa'nın Akdeniz Kıyısında bir bölge) bir tatil esnasında kahramanımız ilginç bir olayla karşılaşır.
Sonrasında gerçekleşen olaylar kahramanımızı hiç tanımadığı 60 lı yaşlarında bir kanın 24 saat süren ancak 20 senesini etkileyen hikâyesini öğrenmeye götürür.
Spoiler
Pansiyonda ilginç bir olay yaşanır ve Bayan Henriette kocasını ve iki çocuğunu iki çocuğunu terk ederek; iki gün önce tanıştığını düşündükleri, pansiyonda kalan herkesin dikkatini ceken zarif ve yakışıklı genç delikanlı ile kaçar.
Akşam yemeğine herkesin tartıştığı ve üzerine yorumlar yaptığı bu olaya savunmacı yada insaflı yaklaşan tek kişi kahramanımızdır.
Bu yaklaşımı masanın yaşlı, zarif ve tecrübeli hanımefendisi C. nin dikkatini çeker. Bu tarafsız ve yargısız yaklaşımı yıllardır içini kemiren pişmanlığını kahramanımıza anlatmaya karar vermesine neden olur.
20 sene evvel, çok sevdiği kocasını kaybetmesinin üzerinden iki sene geçmiş kırk yaşlarında yas tutan bir kadınken, Paris'e yerleşmişti. Buradaki ikinci yilinda kumarhanede 24 yaşlarında bir delikanlı dikkatini çekmiş, varını yoğunu kaybeden bu delikanlıya yardım ederek intiharın kıyısından almıştı onu.
Ancak kumar bağımlısı bu genç verdiği tüm sözlere rağmen kendisinden durumunu düzeltmek için aldığı parayla ertesi sabah soluğu kumarhane de alıp birde bayan C.'yi aşşağılamıştı.Daha sonra Monte Carlo'da canına kıyan bu genç bayan C.'ye hayatının pişmanlığını bırakmamıştı.
Aşka benzettiği hir duygu ve Kirlenmişlik hissi...
Şimdi yıllar sonra bu hikâyesini ilk defa kahramanımıza anlatarak bir nebze vicdan azabından kurtulmayı amaçlamıştı Bayan C.
Belki de "Zaman Her Şeyin İlacı..." olmuştu bile...