• Bununla birlikte I. Dünya Savaşı (1914-1918) yıkımı, kısmi bir siyasal canlanmanın habercisi oldu. Çiğnenmiş Türk duyguları, galiplerin barış koşullarını kabul etmemekte diretti. Türkler, tuttuğunu koparan bir general ve karizmatik bir siyasal önder olan Mustafa Kemal'in (1881-1938) önderliginde anayurtları olan Anadolu'yu savunmayı başardılar ve 1923'te Avrupa devletlerini, Istanbul'u bile geri vermeye razı ettiler. Mustafa Kemal'in savaşın ateşi içinde dövüp biçimlendirdiği Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni devrimci rejimi laik, ulusçuydu ve hükümet yetkesinin özel mülkiyet ve kişi hakları zararına sınırsız genişlemesine karşı olan liberal tasalara hiçbir biçimde ilgi göstermeyen bir düzendi. İslamlığın devlet dini olmaktan çıkanlışını, başkentin, şifa bulmaz bir biçimde kozmopolit bir kent olan İstanbul'dan Ankara'ya taşınmasını ve -örneğin kadınların peçelerini çıkarmaları ve şapka giyilmesi gibi göreneklerde zorunlu değişiklikleri de içeren köklü iç reformlar geleneksel yaşam biçimini temelinden sarstı. Bu tür yasalara, ateşli bir Türklük duygusu ve toplumun tüm katmanlarındaki insanlar arasında rejime karşı bir sevgi yaratılması amacını izleyen güçlü ve örgütlü bir propaganda eşlik etti.
    William H. McNeill
    Sayfa 626 - İmge Kitabevi