mehmet temiz

mehmet temiz
üniversite
kahramanmaraş
3619 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
ROUGON-MACQUART serisi - EMİLE ZOLA
Rougon-Macquart serisi Fransız yazar Emile Zola'nın 23 yılda yazdığı, içinde 'Meyhane', 'Nana', Germinal' gibi çok bilinen romanların da yer aldığı 20 kitaptan oluşan bir seridir. İlk kitap 1871 de, son kitap ise 1893 yılında yayınlanmıştır. Sayfa sayısı ise yayınlayan kitabevine göre değişmekle beraber ortalama 9 bin civarındadır. Zola bu seride bizi ikinci imparatorluk dönemi Fransa'sına götürmekte ve bir ailenin 5 kuşaklık hikayesini anlatmaktadır. Anneleri bir, babaları farklı olan Rougon- Macquart ailesi. Anne Adelaide'in resmi olarak evlendiği Rougon soyadını taşıyan kocasından Pierre Rougon adında bir oğlu olmuştur. Kocasının ölümünden sonra beraber yaşadığı Macquart soyadlı kişiden ise (gayri meşru kabul edilen ilişki ) bir oğlu ve bir kızı olmuştur. Dolayısıyla serideki bütün karakterler Adelaide'in çocukları ve torunlarıdır. Zola, seriyi o kadar ilginç yazmıştır ki, her kitap bir bütünün parçası olduğu gibi aynı zamanda da seriden bağımsız farklı bir kitapmış gibi de okunabilmektedir. Bu yüzden seri genelde tek kitaplar halinde bilinir. Kitapların her birinin bir serinin parçası olduğu çoğu kişi tarafından bilinmemektedir. Örn. Nana, Germinal Serinin bugüne kadar 19 kitabı Türkçeye çevrilmiştir. 6 no'lu kitap ise henüz Türkçeye çevrilmemiştir. Son yıllarda serinin kitaplarını yayınlamaya başlamalarını takdir ettiğim 'Payel' ve 'Yordam kitap' yayınevlerinin gayretleri sonucunda bugün serinin sadece birkaç kitabı hariç tamamını piyasada bulmak mümkündür. Oysa ben serinin altı kitabını büyük zorluklarla sahaflardan temin ederek okumuştum. Zola, kitaplarda 1848-1873 yılları arasındaki Fransa'yı anlatmaktadır. O döneme ait siyasi ve sosyal olaylar, toplum yaşamı, insan ilişkileri, teknolojik gelişmeler, ekonomi... başta olmak üzere yaşamın her
Reklam
Arkadaşlar Yordam kitabın kendi sitesinde setlerde %50, tek kitaplarda %45 indirim var. Fiyatlar çok çok uygun. İlgilenen arkadaşlar bu fırsatı değerlendirebilir. Ben değerlendirdim. İndirimde bugün son gün olabilir. Hatırlatmak istedim.
1000Kitap
Stefan Zweig'in yaşadığı eve yaptığım ziyaret.
Merhaba arkadaşlar. Uzun bayram tatilinden yararlanarak yurtdışına bir gezi yaptım. Özellikle orta avrupa ülkelerini kapsayan gezimin en önemli kısımlarından biri Avusturya'nın Salzburg şehri ile ilgili olandı. Çünkü buraya gidiş amacım Stefan Zweig'in 20 yıl boyunca yaşadığı ve sayısız kitaplarını yazdığı bu kentteki evini görmekti. Tamamen olmasa da bu amacıma kısmi olarak ulaştım diyebilirim. Bu sırada yaşadıklarımı ve çektiğim resimleri sizlerle özellikle de ZWEİG hayranlarıyla paylaşmak istiyorum. Stefan Zweig'in 20 yıl boyunca yaşadığı ev, Salzburg'un Kapuzinerberg Tepesi denilen bol ağaçlıklı bir tepeye çıkılan yolda bulunmaktadır. Bu tepenin genel görüntüsü : hizliresim.com/NL5lXY Evin kapısının bulunduğu yola Kapuzinerberg yolu veya Kapuzinerberg Yokuşu ismi verilmektedir. Gerçekten çok dik bir yokuştur. Zweig'in kapısına ulaşıncaya kadar yaklaşık 250-300 metrelik bir yokuş vardır. Bu yokuştan bir görünüm : hizliresim.com/XbB91O Zweig'in evinin Kapuzinerberg yolu No: 5 yazan adresteki bahçe kapısı: hizliresim.com/LvpZj1 hizliresim.com/XbBEpo Benim için bahçe kapısına varmak kolaydı. Ama ondan sonrasında pek başarılı olamadım. Zaten kesinlikle evin içine kimsenin girmesine izin verilmediğini daha önce öğrenmiştim. Ama yolu bana gösteren yerel rehber bazen bahçeye girilmesine izin verdiklerini söylemişti. Ben de bu ümitle bahçede çalışan görevliyle diyaloğa geçtim. Kendimi tanıttım. Binlerce km uzaktan geldiğimi söyledim ve hiç olmazsa bahçeye girerek evin bir kaç resmini çekmeme izin vermesini istedim. Ama maalesef ne yaptıysam hayır cevabını aldım. Ben de ancak çok sık ve büyük ağaçlarla kaplı bahçe dışından sarı ve beyaz boyalı iki katlı evin görünebildiği kadar olan kısmının resmini çekmekle yetinmek zorunda
Kızılderililer kitabı hakkında.
Arkadaşlar şu andan itibaren elimdeki okuduğum ''Kızılderililer'' isimli kitapla ilgili başka alıntı paylaşmamaya karar verdim. Okumayı da bir süreliğine bırakıyorum. Sebep ise bu güne kadar okuduğum kitaplarda anlatılan vahşetleri okudum ama, bu kitapta gerçekten yaşandığı söylenen vahşetler okunacak gibi değil. Okumak bile yürek istiyor.Kitabı okuyup bitirebilirsem inceleme yazacağım.
2018 yılının öncelikle tüm arkadaşlarıma,ülkemize ve tüm insanlığa barış,huzur ve mutluluk getirmesini ve insanlığın çektiği tüm acılara son vermesini diliyorum. Bu gece nedense eski o güzel PTT (pijama, terlik,televizyon ) yılbaşı gecelerimiz aklıma geldi. Ve yine öyle takılmak istedim. 1990 yılbaşına gittim. O günlerde ne kadar gençmişiz ve sanatçılarımız da ne kadar gençmiş. Tabii ki sitemizdeki bir çok arkadışımız o yılları ya hatırlamayacak kadar küçük yaşlardaydı ya da henüz doğmamıştı. Bu yüzden o dönemdeki sanatçıları tanımalarını beklemiyorum. Ama bizim kuşak için özellikle bir kısmı bugün için hayatta olmayan sanatçıları hatırlamak ve o günleri nostaljik olarak yad etmek isteyenler için, ayrıca bizlerden çok genç yaşlarda olanlar için de ilgilerini çekerse diye linki veriyorum. Herkese tekrar mutlu yıllar diliyorum. youtube.com/watch?v=__3PzQB...
Televizyon
Reklam