Celladına aşık olan yönetimler, kendilerini ve ülkelerini kan denizine sürüklerken tarihe baksınlar... Bu yolda kurtuluş yok... Cellatla iş birliği herkesin sonunu hazırlar. Celladına aşık olanlar, onun ipiyle asılırlar.
Özetle, eğer bir ülkede, etnik bir grup, egemen devletle sorun yaşamaya başlar ve ucu iç savaşa varabilecek bir başkaldırı hareketine girişirse, ULUSLARARASI TOPLUM, o ülkeye İNSANİ MÜDAHALE'de bulunma hakkına sahip olacaktı.
Bunu yaparken CFR tarafından hazırlanan ''KORUMA SORUMLULUĞU'' maddesine dayanacaktı!
Küresel kıyımcılar, önce bir hedef coğrafya belirliyorlar. ABD Generali Wesley Clark, yıllar önce söylemişti. Irak ve Afganistan'dan sonra sırada Libya, Suriye ve İran vardı.
Şifreli bir dil var ortada. Ve şifreli bir örgütlenme... Küresel şifrecilerin en gözde şifresi ''İNSAN HAKLARI'', ve ''DEMOKRASİ''
''İnsan Hakları'' tüm işgallerin, kanlı operasyonların, darbe ve müdahalelerin bahanesi!
Gerçek muhalefeti baskılayan sahte muhalefetin de simgesi...
1946 itibariyle, Türkiye'de siyaset sistem içine alınmıştır. Sistem içi olan siyasiler olur da sistem dışı davranışlar sergilerlerse, önce uyarılır sonra icaplarına bakılır.