Ancak bizim son derece gelişmiş beyinlerimiz ıstırabın gelişimi için oldukça verimli bir zemindir. Sadece biz insanlar gelecek için endişelenir, geçmiş için pişmanlık duyar ve şimdiki zaman için kendimizi suçlarız. İstediğimizi elde edemediğimizde sinirlenir, sevdiğimiz bir şey sonlandığında hayal kırıklığına uğrarız. Acı çektiğimiz için acı çekeriz. Ağrımız olunca üzülür, ölüme öfkelenir, yine mutsuz uyandığımız için mutsuz oluruz. Mutsuzluğumuzun ve tatminsizliğimizin büyük kısmını kapsayan bu türden bir ıstırap beynimiz tarafından oluşturulur. Uydurmadır, ki bu da ironik, dokunaklı ve son derece ümit vaat edicidir.
Çünkü beyin acının sebebiyse şifası da olabilir.