Doğrusu dünyanın ve dolayısıyla insanın da gerçekte hiç olmaması gereken bir şey olduğu kanaati bizi birbi rimize karşı tahammüle sevk etmeyi amaçlar; çünkü böylesine berbat ve müşkül (açmaz) bir durumda bulunan varlıklardan ne bekleyebiliriz ki? Aslında bu noktadan bakıldığında derhal nazarımıza çarpar ki gerçekte bir kimseyle diğeri arasında uygun hitap tarzı ıstırapdaştır. Belki bu tuhaf görünebilir, ama gerçeklerle uyumludur, karşımızdaki insanı en doğru ışığa yerleştirir ve bize bu en zaruri şeyi, tahammülü, sabrı, hoşgörüyü ve komşumuzu sevmeyi hatırlatır, ki bu herkesin ihtiyaç duyduğu ve bu yüzden her birimizin bir diğerine borçlu olduğu bir şeydir.
Evcil hayvanlardan elde ettiğimiz zevke böylesine katkıda bulunan da hayvanlara özgü bu içinde yaşanılan an içerisinde tam bir kaybolmuşluktur. Onlar yaşanan anın kişileşmiş halidir ve bir dereceye kadar bize her tasasız kaygısız saatin kıymetini hissettirirler; halbuki düşüncelerimizle biz genellikle onu aldırış etmeksizin atlarız.