Düşünsene, pazar sabahı uyanmışsın, Duha kılmışsın, Kuran ve Meal okumanı yapmışsın, sporunu da yapmışsın çok işlevsel bir sabah olmuş, her şey iyi gidiyor. Sen sabah 10'da kalkmışsın '.. keşke 8'de kalksaydım.. ' diye günü kendine zehir ediyorsun.
Reklam
Mekkede Erkamın adalet evi Daha konuşmazsın hemen; önce gözlerin uyanır, sonra bakışların, en son da o içimi ısıtan gülüşün. Göksel 48 Sen Uyanırken Erkam ibnil Erkam Mekkede adalet evi Oydu müslümanlara evini açan sahabi Evini açarken seslendi Resullullah nebiye Sallahu aleyhi vesselem baktı yüzüne Ey efendimiz evim müslümanlarındır.. İslamın sesi içimizi ısıtıyordu İlk önce Efendimiz SAV sonra müminler Hepsi bu evde uyanıp kıyama kalkacaktı Darul erkam erkamın evi sahabe yurdu Erkam ibnil erkam Mekkede bir kahraman Gözler uyanınca bakışlar kıyama kalktı Şiirler naatlar bu adalet evinde yazıldı Dünya böyle değildi sahabeler devrinde Sahabeler gidince kaldık efkâr içinde Şimdi içimizi ısıtmıyor sahte gülüşler Kuraan okuyordu Kahraman sahabe Erkam b erkam okudu Bakara suresini Dediki ey kahramanlar içimi efkâr basar Kafir ve münafıklar istemez hayırlı olanı Ne hale geldi dünya efkârı hep kaldı bize
Şiir
“Fe inne meâl üsri yüsra” Elbette zorluğun yanında, bir kolaylık vardır. Rabbine güven ki çiçek açsın umutların...
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... Kuran'dan ayet meali okuduğunuzda kırmızı görmüş boğaya dönenler, açıkça Kuran'ın sadece ve sadece sevap kazanmak için orijinalinden okunmak ve ölmüşlerimizin vaziyetini düzeltmek için gönderilmiş bir mezarlık kitabı olduğunu söylebilmelidirler. Çünkü kendilerinin de Kuran'dan verdikleri her ama her mesaj neticede bir "Meallendirmedir". "İçki içmeyiniz, hırsızlık yapmayınız, domuz yemeyiniz vs..." ifadeleri de birer meallendirmedir. Bırakınız Arapça bilmeyip meal okuyanları, en mükemmel bir şekilde Arapça bilen bir Türk alimin yaptığı da neticede bir meallendirmedir. Meale, meallendirmeye bu kadar karşı olanlar, zihinlerde bile anlamlandırılmamış (meallendirilmemiş) orijinal lafzın neden gönderildiğini de açıklamak zorundadırlar. *** Kuran'ın ilk ayeti ve emri olan ve genellikle "OKU" olarak çevirilen "İKRA" kelimesini iniş ortamına ve bağlamına bakıldığında; "Eline bir şey al ve oku, Kuran'ı oku" gibi anlamak isabetli değildir. Çünkü Hira'da o ayet geldiğinde Hz. Muhammed'in elinde okuyacağı bir metin olmadığı gibi daha ortada Kuran/mushaf diye bir şey de yoktu. Bir arayış içinde olan peygamberimize; "düşün, araştır, tefekkür et, kevni ayetleri oku.." ya da ilk vahiy olması açısından; "insanları davet et, çağır, tebliğ et..." gibi anlamlardan biri veya birkaçının verilmesi mümkün ve daha isabetlidir. METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 50
#Hayat Kitabı Kur'an Gerekçeli Meal-Tefsir #Mustafa İslâmoğlu
Reklam
Reklam