...heybende oyun getir o sıska çocuklara
Birazda gülüş olsun ne olur.. bahara, kadınlara.
Sonra ekmek olalım olur mu? acısı açıkana.
Ama unutma beni sarılalım arada
Ama unutma beni sarılalım arada.
“HİRAİ ZERDÜŞT”
Bir çocuk çaresizliğe ya da sahte bir kendine güvene zorlanırsa , korkutulur ya da pışpışlanırsa , gelişme güdük kalır ya da yolundan sapar. Büyümemiz için bize gereken gerçekliktir , insan erdemini ya da kötülüğünü aşan bir bütünlüktür. Bilgeye, kendimizi bilmeye ihtiyacımız vardır. Kendimizi ve gelişmemizi görmemiz gerekir. Çünkü gölgemizle yüzleşebiliriz ; onu kontrol edebilir, onun rehberliğini kabul edebiliriz. Böylece belki de büyüdüğümüzde, güçlenip toplum içinde sorumlu yetişkinler olduğumuzda, dünyada yapılan kötülükler, katlanmak zorunda olduğumuz adaletsizlikler azap ve acı karşısında ve o en sondaki nihai gölge karşısında, çaresizlikle teslim olmaya ya da gördüklerimizi inkâr etmeye daha az eğimli oluruz.
...ne zaman yaşamın kendi üzerinde bir güç elde etmeyi şiddetle arzu edersek sonsuz bir zenginlik, mutlak bir güvenlik, ölümsüzlük o zaman arzu bir hırsa dönüşür. Ve eğer o bilgi o hırsla iş birliği ederse o zaman bela gelir . O zaman dünyanın dengesi sallanır ve tartıda yıkım ağır basar .