...heybende oyun getir o sıska çocuklara
Birazda gülüş olsun ne olur.. bahara, kadınlara.
Sonra ekmek olalım olur mu? acısı açıkana.
Ama unutma beni sarılalım arada
Ama unutma beni sarılalım arada.
“HİRAİ ZERDÜŞT”
Çünkü insanlar dışında önemli olan hiçbir şey yoktu. İnsanı insan kılan yalnız ve yalnız diğer insanlar üzerindeki etkisi ve diğer insanlarla kurduğu diğer ilişkilerdi ; ahlak da insanın başkalarına iyilikte bulunması, kişinin sosyopolitik bütün içinde üzerine düşen işlevi yerine getirmesi olarak tanımlanmadığı sürece hepten anlamsız bir terimdi.
Işık karanlığın sol elidir karanlıkta ışığın sağ eli . İkisi birdir, yaşam ve ölüm uzanırlar yan yana . Yatarlar kemmerdeki sevgililer gibi , tutuşmuş eller gibi , sonuçla yol gibi.
Bir çocuk çaresizliğe ya da sahte bir kendine güvene zorlanırsa , korkutulur ya da pışpışlanırsa , gelişme güdük kalır ya da yolundan sapar. Büyümemiz için bize gereken gerçekliktir , insan erdemini ya da kötülüğünü aşan bir bütünlüktür. Bilgeye, kendimizi bilmeye ihtiyacımız vardır. Kendimizi ve gelişmemizi görmemiz gerekir. Çünkü gölgemizle yüzleşebiliriz ; onu kontrol edebilir, onun rehberliğini kabul edebiliriz. Böylece belki de büyüdüğümüzde, güçlenip toplum içinde sorumlu yetişkinler olduğumuzda, dünyada yapılan kötülükler, katlanmak zorunda olduğumuz adaletsizlikler azap ve acı karşısında ve o en sondaki nihai gölge karşısında, çaresizlikle teslim olmaya ya da gördüklerimizi inkâr etmeye daha az eğimli oluruz.