Sudenaz D.

"Hepsinden geriye bir bu söz kalacak: Yaşadılar ve attılar zarlarını. Oyundan çok şey kazanılacak, Ama yitireceğiz zarların en hasını."
Sayfa 33·Kitabı okudu
"Köpek ateşi tanımıştı ve şimdi ateş istiyordu,yoksa karın içinde açtığı bir çukura kıvrılıp sıcacık yatarak soğuğu kesmesini de iyi bilirdi."
Sayfa 4·Kitabı okudu
"Demek servetimi kaybedersem benimle dostluğunu keseceksin?' 'Evet,tatlım keseceğim.Bu konuda dürüst olmadığımı söyleyemezsin.Ben başarılı insanlardan hoşlanırım ve onlarla dost olurum.Herkes için doğru olanın bu olduğunu çok yakında sen de göreceksin...ancak insanlar bu gerçeği kolay kolay kabul etmek ya da daha doğrusu itiraf etmek istemiyorlar.Sonuçta artık Mary,Emily,Pamela'ya ya da adı her neyse dayanamayacaklarını söylüyorlar.'Çektiği dertler,acılar onu tuhaflaştırdı,karamsarlaştırdı,Zavallıcık,' diyorlar ve ilişkilerini kesiyorlar."
Sayfa 12·Kitabı okudu
"Açıkçası anlayamıyorum',dedi."Geçmişte yaşamanın anlamı ne?İnsanlar niçin geride kalmış şeylere sıkı sıkıya sarılıyorlar?' 'Onların yerine ne koyulabilir ki?' Tim omuz silkti. 'Belki heyecan.Yenilikler.Gün Doğmadan neler olabileceğini bilememenin hazzı."
Sayfa 33 - Tim ve Bayan Allerton·Kitabı okudu
" Bismillahirrahmanirrahim Müslümanlar bir işe başlarken bu ifadeyi kullanırlar. Eh bien biz de şimdi bir yolculuğa çıkacağız.Geçmişe yapılan bir yolculuk olacak bu.İnsanın ruhunun bilinmeyen köşelerine bir gezi.' O ana kadar "Doğunun büyüsü" tabirinin ne anlama geldiğini anladığımı söyleyemem.Daha doğrusu özellikle dikkatimi çeken her yerde karşıma çıkan karışıklıktı.Ancak Mösyö Poirot'nun sözleriyle birlikte gözlerimin önünde yepyeni bir bakış açısı belirdi.Semerkand ve Isfahan gibi şehir adları...uzun sakallı tüccarlar,diz çökmüş develer,sırtlarına halatla bağlanmış küfeleriyle yalpalaya yalpalaya yürüyen hamallar,Dicle kıyısında diz çökerek çamaşır yıkayan saçları kınalı,yüzleri dövmeli kadınlar.Su değirmeninin çok uzaklardan gelen gıcırtılarına karışan hüzünlü ezgiler... Bütün bunlar duyduğum,gördüğüm ama üzerinde pek düşünmediğim şeylerdi.Ama şimdi bir şekilde bana farklı görünmeye başlamışlardı,aynen gün ışığı altında eski,tozlu,antika bir nakışın zengin renklerinin ortaya çıkması gibi bir şeydi bu."
Sayfa 243·Kitabı okudu