Adolf Hitler ve Joseph Goebbels gibi savaş suçluları güce tapan paranoyak narsistlerdi.50 El Kaide ve IŞİD liderlerinin de aynı şekilde benmerkezci ve manipülatif kişilikleri var. Merhametleri yok ve tereddüt etmiyorlar.
Marshall ve Orwell'in gözlemleri bize insanın yüz yüze geldiği kişiye şiddet uygulamakta zorlandığını gösteriyor. Doğamızdaki bir şey bizi engelliyor, tetiği çekmemizi zorlaştırıyor.
"Empatiye karşıyım." Paul Bloom son derece ciddiydi. Psikoloğa göre empati, dünyamızı ısıtan güneş değildi. Empati bir spot lambaydı, bir projektör. Bu projektör özel bir kişiyi ya da çevremizdeki bir grubu aydınlatırken dünyanın geri kalanı arka planda kayboluyordu.
İnsanın kötü olduğu imajı da nosebo. Şayet çoğu insanın kötü olduğuna inanırsak birbirimize öyle davranmaya başlarız ve birbirimizin içindeki kötülüğün ortaya çıkmasını sağlarız. Dünyayı biçimlendiren, etkileyen fikirler arasında en güçlü olanı insanlığa bakış açımızdır. Birbirimizle ilgili ön kabulümüz neyse onu ortaya çıkarırız. Çağımızın en büyük zorluklarıyla başa çıkmak istiyorsak -iklim krizinden birbirimize duyduğumuz güvenin za yıflamasına kadar-bence mücadeleye insan doğasına dair bakış açımızdan başlamalıyız. Bu kitapta doğamızda iyilik olduğu tezini savunmayacağım. İnsanlar melek değildir. Bir iyi bir de kötü yanımız var, mesele hangi yanımıza daha çok güvendiğimiz.