Mâlik b. Enes rahimehullah şöyle demiştir: "Kişinin, sözünü dinlemeyecek kişilerin yanında ilmi bir konuda bahsetmesi, ilmi küçük düşürmesi ve ona ihanet etmesi demektir." |Beyhakî,el-Medhâl ilâ's-Süneni'l-Kübrâ: 617.|
1000Kitap
ibn-i Ömer (r.a) şöyle dedi: insanlar Sünnet'e ittiba ettiği müddetçe sırat-ı müstakimden sapmazlars Beyhaki, el-Medhal
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İbnu'l Hâc içerisinde onun Bağdat'tan taşınma sebebini beyan ettiği aziz bir nas nakletmiş, bunun sebebinin bazı bidatlerin Bağdat'ta yaygınlık kazanması olduğunu zikretmiş, "el-Medhal"de (2/244) şöyle demiştir: Ebû Bekr el-Acurrî (rahimehullah) şöyle derdi: 'Bağdat'ta ikâmet etmek bana helâl olmayınca oradan çıktım. Her şeye, Kur'ân kıraatine ve ezana bile bidat kattılar.' Bununla makamları ve telhin ile okumayı kastediyordu. Bu nas, el-Âcurrî (rahimehullah)'ın Sünnet'e ne derece bağlı ve Sünnet hususunda ne kadar hassas olduğunu ortaya koymaktadır.
HAREM NE DEMEKTİR..?
Harem, 'Girilmesi yasak olan yer' anlamındadır. Mekke ve Medine'ye gayrimüslimler giremediğinden her ikisinde birden 'Haremeyn' adı verilmektedir. Osmanlı zamanında evler ve devlet adamlarının konutları demek olan saraylar, harem ve selamlık diye ikiye ayrılmıştı. Girilmesi yasak olan harem kısmı kadınların ikametine tahsis edilmişti. HAREM ÜÇE AYRILIR 1. Kısım Hareme Medhal kısmıdır ki, burada dârüssaâde ağası ve Harem ağalarının emri altındaki erkek köleler istihdam olunmaktadır. 2. Kısım, asıl Harem'de yaşayan kadınefendilerin, şehzade haremlerinin, padişahların ve padişah ailesi mefhumu içine giren herkesin hizmetçisi durumunda olan cariyelerdir. Bunların padişahların karı koca hayatı ile ilgileri yoktur. 3. Kısım, asıl Harem'de yaşayan ve 'padişahın ailesi' kavramı adı altında toplanan kişilerdir. * @lıntı
💡Fitne Zamanlarında Kalp Sabrının ve Hakka Olan Bağlılığın Önemi ﹏İnsanlar arasında öyle kimseler vardır ki, sapıklık içinde dolaşır ve gerçeği perdeleyen delilleriyle hakkı tartışmaya kalkışırlar. Onlar, batılı doğru göstermeye ve hakkı karalamaya çalışırlar. Oysa kendileri büyük cahillerdir ve hiçbir doğru bilgiye sahip değillerdir. Sahip oldukları azıcık bilgiyi ise, sadece sapmış önderlerine ve isyankâr şeytanlara körü körüne uymakla elde etmişlerdir. O önderler ki, Allah’a ve O’nun elçilerine sırt çevirmiş, insanları Cehennem ateşine çağıran liderlere dönüşmüşlerdir. 📎P.S; Allah’ın mazharı bizlere olsun, bu yerde imam Ahmed'in Allah ona rahmet etsin hakîmâne şu ibaresini hatırlatmak isterim ..↷↷↷ ☑️ İşte İslam'ın ilk dönemlerinde yaşanan zorluklar ve bu zorluklar karşısında gösterilen sabır ve direncin örneklerininden; ⊶⊷⊶⊷⊶⊷⊶⊷❍⊶⊷⊶⊷⊶⊷⊶⊷ قيل للإمام أحمد بن حنبل رحمه الله في زمن الفتنة:  ✎Fitne zamanında imam Ahmed bin Hanbel'e رحمه الله denildi ki : ألم تر كيف انتصر الباطل على الحق؟ فقال أحمد: كلا، مادامت القلوب ثابتة فالحق هو المنتصر. -Görmüyor musun batılın hakka nasıl galip geldiğini? İmam Ahmed rahimehullah cevaben; Asla görmüyorum, kalpler istikamet üzere olduğu müddetçe, Hak galip olandır. المدخل ٤٠٠/١ / el-Medhal, 400.1
Lokman aleyhisselâm şöyle dedi: “Ey oğlum! Âlimlerle birlikte otur ve dizlerini onların dizlerine daya. Çünkü ölü toprağın yağmur damlasıyla dirilişi gibi kalpler de hikmetle dirilir.” Mâlik, Muvatta, 3670; Beyhakî, el-Medhal, 445. يَا بُنَيَّ جَالِسِ الْعُلَمَاءَ وَزَاحِمْهُمْ بِرُكْبَتَيْكَ فَإِنَّ الْقُلُوبَ لَتَحْيَا بِالْحِكْمَةِ كَمَا تَحْيَا الْأَرْضُ الْمَيِّتَةُ بوابل القطر
Din İslam