Devlet denilen şey, yukarı katları geniş pencereli yüksek tavanlı, bol havalı, aydınlık ferah; aşağısı ise bodrum gibi karanlık, penceresiz, rutubetli ve daracık bir şato gibi değildir.
Her bir olay zincirin bir halkasıydı, onu bu ana kadar getirmişti. Böyle olayların olmasının olasılığı neydi acaba? Binde bir? Milyonda bir? Milyarda bir? Böyle birşey asla hesaplanamazdı. İşte hayatın en güzel tarafı da buydu; herşey olabilirdi, olasılık dışı olan bir olay mutlaka olurdu.