Kitab-ı Mukaddes, bu ölümcül günahın vahametini şu cümleyle belirtmektedir: “ ‘Zina etmeyeceksin’ dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğinde o kadınla zina etmiş olur. Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir” (Matta 5/28).
“…putperestlikle eş olan açgözlülüğü öldürün” (Koloseliler 3/5). Bu bağlamda açgözlülük, Tanrı’nın yerini alırken açgözlülüğün somut göstergesi olan para da pek çok insanın tanrısı olmaktadır.
Hıristiyan inancına göre, yedi ölümcül günah arasında sayılan açgözlülükten ihanet, sahtekârlık, düzenbazlık, yalancı şahitlik, huzursuzluk, şiddet ve katı kalpli olmak gibi durumlar sadır olmaktadır (Gregory 1850: III-II/490).
Yedi ölümcül günahtan biri olarak tembellik, “umursamazlık” ve “hüzün” anlamlarını da kapsayacak şekilde kullanılmaktadır. Bu bağlamda umursamazlık, “bir çeşit zihinsel bitkinlik” şeklinde ifade edildiği gibi “bir çeşit kasvetli üzüntü olup insanı öyle bir durgunlaştırır ki kişi hiçbir şey yapmak istemez” şeklinde de tanımlanmaktadır. Bu yönüyle tembellik, Aquinas’a göre, hayırseverliğe karşı işlenen bir günah olmaktadır.
İnsanın kendisini tanrının yerine koyması anlamına geldiğinden kibir, bir nevi putperestlik olarak kabul edilmektedir. Kitab-ı Mukaddes ise kibri, insandan sadır olup onu kirleten ahlaksız bir davranış olarak betimlemektedir. ( Markos 7/20-23)