Kur’an, insanı hürriyet sahibi bir varlık olarak tanıtmaktadır. Tarih alanının, insanın hür iradesiyle ortaya koyduğu davranışların alanı olduğu hatırlanacak olursa, sunnetullah’ın işleyebilmesi için, insanın hür davranışıyla tarihe katılımda bulunması gerektiği görülür.
Sunnetullah’ın değişmezliği ilkesinden hareketle her doğal âfeti ilahi bir cezalandırma olarak nitelendirmek de, Kur’an açısından doğru bir değerlendirme olmasa gerekir.
Kur'an'ın tarihi ele alışında en çok ağırlık verilen konu, toplumların yok oluşları ve bu yok oluşu hazırlayan faktörlerdir. Söz konusu faktörler Kur'an'da çoğunlukla israf, curm, fesad, zulm vs. gibi ahlaki terimlerle ifade edildiği gibi, zaman zaman aynı etkenlerin kufr, itm, denb, tekdib, fısk vs. gibi dinî terimlerle isimlendirilmiş olduğunu görmek de mümkündür.