İnsan, kendi anlayışına göre de olsa iyiliği istiyorsa, iyi olarak addedilir. Bu iyilik, başkasına göre kötülük olduğunda dahi Bu başkaları için ve başkalarına göre iyilik anlamına gelse bile, insan kendi anlayışına göre kötülük istiyorsa, kötüdür. Söz konusu olan her zaman insanın kendisi, kendi anlayı yalnızca ona ait olan kendi dünyasıdır.
Engels bu konuda daha da nettir: "Materyalist anlayışa göre arihte son tahlilde tayin edici unsur hayatın üretimi ve yeniden üretimidir. Üretimin kendisi yine iki türlüdür. Bir taraftan, yemek, giyecek, daire ve bunun için gerekli araçlar yani yaşam araçlarının üretimi, diğer tarafta insan üretimi, türün devamı vardır. Devam ediyor: "Görülecektir ki, kadının özgürleştirilmesi için ilk şart tüm kadınların tekrar kamu işlerine döndürülmesidir. Bu ise sosyo-ekonomik bir birim olarak ailenin ortadan kaldırılmasını gerektirecektir. Üretim araçlarının kamusallaştırılmasıyla münferit aile toplumun ekonomik birimi olmaktan çıkar. Özel ev idaresi toplumun ekonomik birimi olmayı bırakır. Özel ev idaresi toplumsal sanayiye dönüşür.
Toplumun her ilerleyişi aynı zamanda ve aynı oranda ailenin bertaraf edilmesi anlamını taşır. Son derece tutarlı bir şekilde Ütopyada kadar uygulanmış toplumsallık prensibi artık aileyi tanımaz.
Picasso Sovyetler Birliği'ne pekala gidebilir ancak eserleri gidemez. Sovyetler Birliği onun politik görüşlerini kabul edebilir fakat sanatını kabul edemez. Çünkü sanat, sanatkarın bilinçli istek ve inanışlarına rağmen neyse o kalacaktır.