İmgeleme, kötü insanları dahi bazen, eğer diğerlerinin bu
işte daha büyük çıkarı varsa, kendi çıkarını sağlamaktan
vazgeçirebilirdi; çünkü kendi imgelemi, diğerlerinin
imgelemini kendisine yansıtabilirdi.
A.Smith bu iki uçtaki görüşlere karşı, ahlak felsefecisi
olarak "Ahlaki Duygular Kuramı"nda yeni bir yaklaşım
getirdi: İnsanların bencilliğinin sağladığı dürtü, diğerleri için
beslediği sevgi, anlayış, sempati ile dengeleniyordu.
Zenginlik arayışları, diğerlerinden kendisi için beklediği onay
ile sınırlanıyordu.
Nasıl günümüzde Neoliberalizm/neo-neoklasik iktisat
çerçevesinde sosyal devlet ve müdahaleci Keynesci
politikalarla birlikte, başta mali piyasalar ve dış ticarete devlet
müdahalesi yüklü kalkınma iktisadı politikaları, (daha sonraki
deyimle) tam rekabetin üstünlüğü savıyla (ABD ve İngiltere
öncülüğünde) ortadan kaldırıldıysa, benzer bir talep
merkantilist politikalara karşı A. Smith tarafından ortaya
konuyordu.