serpil

serpil
@mefti
sorgusuz ama suale yakın bir yerde.
42 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Her etik sistemin bir tür non sequitur’a (önerme veya kanıtlara uygun olmayan sonuç) dayandığı söylenebilir. Filozof, önce nesnelerin doğası hakkında yanlış bir teori icat eder; bundan da, kendi teorisinin yanlış olduğunu gösteren eylemlerin kötü eylemler olduğu sonucunu çıkarır.
Reklam
Madde, uzay ve zamanda var olan töz; akıl ise sadece zaman içinde var olan tözdü. Daha sonraları töz kavramı, metafizikte berraklığını kaybetti; ama fizikte varlığını sürdürdü, çünkü bir zararı yoktu — görecelik ortaya çıkıncaya kadar. Töz, geleneksel olarak iki öğeden oluşan bir kavramdır. Birincisi, tözün bir önermede yüklem olarak değil, yalnız özne olarak yer alabileceği yolundaki mantıksal özelliktir. İkincisi de, zaman içinde kalıcı olması; Tanrı için ise tümüyle zaman dışında olmasıydı.
Kant’ın deney-üstü (transcendental) estetik hakkındaki matematiksel savları, Lobatchevski (1793–1856)’nin Euclid dışı geometriyi icat etmesiyle temelden sarsıldı; Weierstrass (1815–1897) sürekliliğin sonsuz-küçükleri içermediğini kanıtladı; George Cantor (1845–1918) bir süreklilik ve bir de sonsuzluk teorisi geliştirerek filozofların pek de işlerine gelmeyen bütün eski paradoksları ortadan kaldırdı. Frege aritmetiğin mantığın bir sonucu olduğunu gösterdi; Kant ise bunu reddetmişti. Bütün bu sonuçlar normal matematiksel yöntemlerle elde edildi ve bir çarpım tablosu kadar kesindirler. Filozoflar ise bu duruma, söz konusu yazarların yapıtlarını okumayarak karşılık verdiler. Sadece yeni felsefe, bu yeni sonuçları özümsedi; böylece sürmekte olan bilgisizliğin yandaşlarına karşı kolay bir tartışma zaferi kazandı.
Kant’tan bu yana bilgi, bizim onu bilmemizle değişime uğrayan, bu nedenle de bilgimizden kaynaklanan bazı özelliklere sahip karşılıklı bir etkileşim olarak algılanmıştır. Ayrıca bilinmeyen bir şeyin var olabilmesinin mantıksal bakımdan olanaksız olduğu kabul edilmiştir (Kant buna katılmamıştır).
Bergson’a göre fayda, hataların kaynağıdır ve gerçeğe ancak pratik yararın tümüyle dışlandığı mistik düşünceyle erişilebilir. Ancak yine de, faydacılar gibi, eylemi akıl yürütmeye tercih eder; Othello’yu Hamlet’e. Önsezi ile Desdemona’yı öldürmenin, akıllıca davranarak kralın yaşamasına izin vermekten daha iyi olduğu kanısındadır. Faydacıların ona bir yandaş gözüyle bakmalarının nedeni budur.
Reklam