• 318 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    Daha önce böyle bir kitap okudunuz mu bilmiyorum. Ben benzerini okumuştum. Chuck Palahniuk tadı var kitapta. Yer yer de Louis Ferdinand Celine..

    Ruhi Mücerret dedenin müthiş absürt 100 yaş hikayesi.. Evet hikaye absürt, ama böylesi bir hikâyede bulmayı ummayacağınız gerçeklikte duygular, görmeyi beklemeyeceğiniz isabetli tespitlerle, sizi gerçeklikten tamamen koparmıyor.

    Bir başka önemli karakter de Civan Kazanova. Hayli ilginç biri Civan (gerçi kitapta ilginç olmayan bir karakter de yok). Bazen fazla sıradan, bazen de olağandışı bir adam oluyor. Kitabı okurken Civan'ın içinden Tyler Durden çıkacak sandım. Bir kaç kere yaklaştı da ama olmadı. Belki de böyle daha iyidir. Çünkü o zaman fazla Fight Clubvari bir kitap olabilirdi. Civan'ın müthiş icat edilmişleri yeniden icat etme hevesi beni çok güldürdü. Bir örnek: "Üzüm yiyen köpeği pekmez s*çana kadar kovalamak" diye bir şey olmasaydı, ben icat ederdim.

    Yer yer Yeşilçam tadında ilerleyen hikaye, bazen dev bütçeli bir Hollywood başyapıtına dönüşüyor.

    Hayata, insanlara, şişirilmiş reklamlara, puta dönüşmüş ürünlere, çılgınlığa varmış tüketim hastalığına vermiş veriştirmiş Murat Menteş. İyi de yapmış. İnsanların gözünü boyayarak aptallaştıran sistem çok daha fazlasını hakediyor aslında. Hırsızın hiç mi suçu yok? Var tabi. Bize dayatılanı sorgulama zahmetine bile girmeden koyun gibi boyun eğmek insana yakışıyor mu? Sorgulama ve eleştirme hakkımızı başka insanlara, gereksiz ve saçma şeylere yönelterek kendi kendimizi sabote ediyoruz. Aslında böylesi işimize geliyor da, olsun biz yine de sisteme suçu atalım. Yoksa eşref-i mahlukat olarak yaratılan insan, şeytanın vesvesesi olmasa doğru yoldan sapmaz!

    Bu kitap bir aşk romanı değil, ama içinde aşk var. Bu kitap bir cinayet romanı değil ama içinde cinayet var. Bu kitap bir aksiyon romanı değil ama içinde aksiyon var. Bu kitap bir bilim-kurgu romanı değil ama içinde bilim-kurgu var. "Bu kitabın tarzı nedir" diyene verecek bir cevabım yok. Ama kitapta ne ararsan var. Mesela müthiş mezartaşı yazısı fikirleri var. Çok ağır aforizmalar var. İnsanı koltuğa mıhlayan tespitler var..

    #75160412

    Kitabı okuduğum iki gün boyunca Ruhi Mücerret ile İstanbul'daydım. Bu o kitaplardan. Yer yer kalbimi parçalayıp, derin bir hüzünle beni ağlattığı da oldu. Ama çoğunlukla kendimi pis pis sırıtırken, ya da kahkahayla gülerken buldum.

    Murat Menteş'in kalemi çok iyi. Asla sıkmıyor, tempo hiç düşmüyor. Merakla ve hevesle okuduğum kitabı bırakmak istemedim. Ayrıca şöyle bir artısı da var: Bazı çok beğendiğim kitaplar bile sonuyla beni hüsrana uğratmıştır. Kitabın sonunda "ama bu kitap bitmedi ki" diye çok kere şikayet ettim. Ruhi Mücerret o kitaplardan değil. Kitap bitiyor. Beni hayal kırıklığına uğratmadı.

    Murat Menteş ile tanışmama ve onu sevmeme vesile olan bu kitabı, en sevdiğim kitaplar arasına koyuyor ve klasik okumalar dışına çıkabilen herkese tavsiye ediyorum.

    #75077783