''Hayatın bu döneminde(gençlik), her şey açık seçiktir, her şey mümkündür ve hayal kurmaktan, hayatında gerçekleştirmek istediği şeylerin olmasını istemekten korkmaz. Ama zaman geçtikçe, gizemli bir güç, Kişisel Menkıbe' nin gerçekleşmesinin olanaksız olduğunu kanıtlamaya başlar.''
Onu aklımdan çıkaramıyordum. Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attrımak değildi. Asıl acı kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimseye anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları başı dermansız bırakan yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Dindinha bir seferinde mutluluğun ''yüreğimizde parlayan bir güneş'' güneş olduğunu söylemişti. Güneş her şeyi mutlulukla aydınlatıyordu. Eğer bu doğruysa, her şeyi güzelleştiren şey göğsümde pır pır eden yüreğimdi...