Kendini gülümseyerek sohbet ederken, coşkuyla şarkı söylerken, şapkasını döndüre döndüre havaya kaldırırken ve kalbi küt küt atarken gördü. Ama şimdi donuk bir camın önünde öylece durmuş, soğuktan titriyordu; yalnızdı ve damlaların aşağı doğru süzülüşünü izliyordu -iki ve şimdi üç yeniden iki- gözlerini dikmiş damlaların kendilerine görünmez raylar yaratmasına ve bunların üzerinde dönerek aşağıya inişine bakıyordu; kendi gözyaşlarının da ansızın akıp, üşümüş ellerinin üzerine düşmemesi için gözlerini kıstı, yıllardır özlemle beklediği bu muydu?