melali avam

melali avam
@melali_avam
5/10
·312 syf.··
2021 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2021 03:49
Mektuplar bazen sıkıntıya sokan bir ruh halini okurken beraberinde getiriyor; Kafka Milena’ya duyduğu hisleri sebebiyle kendini tabir yerindeyse ezikleştirmiş, can sıkıcı bir daralatmayı da ziyadesiyle aktarmıştır. Bu mektuplaşmanın çıkmaz bir girdap olduğunun farkında ancak Milena’yı daraltmayı bırakmamaktadır. Mektup ilk başlarda, ilerleyen serilere nazaran gayet resmî başlasa da Kafka işin dozunu aşıyor. Karşı tarafın ne yazdığını bilmiyoruz ancak Kafka alıntılamaları sayesinde hem Milena’nın da ruhsal durumunun iyi olmadığını anlıyoruz; ‘hem kocamı hem de seni seviyorum f.’ Bu nasıl bir ilişki yumağı? İlk başlarda bir hevesle okuduğum kitap ki bence Kafka mektuplarda o kadar kötü değildir; (Babaya mektuptan kastım) bana ortalara doğru zehir olmaya başladı. O kadar kötü bir atmosferin içine sürüklüyor ki insanı, Daraltıyor. Bu kadar fazla anlam yüklemesini anlamaya çalışarak okudum yer yer anladım da Kafka’nın aslında gerçek mizacı buydu. Burada yazar Kafka’dan ziyade sadece Kafka’yı tanıyoruz, tıpkı babaya mektuptaki gibi… Sonlara doğru Bayan Milena Pollak diye hitap etmeye başlıyor ve artık o çıkmazın bir sonuç gelmeyeceğini de kendisinin yazdıklarından anlıyoruz. Son 20/30 sayfa kala bir huzursuzlukla bitirdim. Bitsin diye okuyordum ancak bitmesine üzüldüm. Aslında insanları gerçek olarak tanımak, anlamak, onları ütopikleştirmemek icin güzel bir öğreti oldu. Ekler bölümünde Milena’nın yazılarını da okumak keyifliydi. Tanınmış şahısların mektuplarında aslında yazarları ve yazarlara duyulan hoşnutluğun hüsranıyla ilgili yazdığı yazı Kafka’ya çizdiğim portrenin ve ondan sonra oluşan yıkımların güzel bir temsiliydi.
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Aylak Adam Yayınları · 201865,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·126 syf.··
2021 6. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 20:36
Türkçülük akımı denildiğinde ilk akla gelen isimdir Yusuf Akçura. Kendisi Kırım Türklerinden olup, Moskova sınırları icerisinde dünya gelmiştir. Üç tarz-I siyaset bir makale olup şuan da elimize derlenmiştir. Ötüken yayınları yazıldığı dönemin Türkçesi ve günümüz Türkçesini sunması güzel olmuş. Üç tarzı siyaseti okuduğumda Akçura bize üç tane fikir akımının Osmanlı’nın gidişatı, halkı ve geleceği için ne gibi sonuçlar doğuracağını, uygulanmasının getirdiği eksiklikleri, artıları, dayanaklarını ve olabilirliğini muazzam ölçüde açıklamış. İslamcılık, Osmanlıcılık ve Türkçülük akımlarından en makul olanının Türkçülük olduğunu ve Rusya’da yer alan Türklerin birleşmesine kanaat getirmiştir. Okurken tarihi bir inceleme, sosyolojik bir değerlendirme hissettiriyor. Yaşanılan dönemi okurken gözlerimde canlandıran bir fırsat sunuyor.
Üç Tarzı SiyasetYusuf Akçura · Ötüken Neşriyat · 20182,910 okunma
9/10
·160 syf.··
2020 51. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 23:32
Hüseyin Rahmi Gürpınar çağının çok ötesinde bir hayal gücüne ve analizine sahip bir yazar. Çevresini ve insanlarını o kadar güzel betinlemiş ki şimdi ki bazı yazarlara taş çıkarır hakikaten. Beni çok etkiledi Gürpınar’ın bu kitabı; hurafeler, batılların insanın aklını kullanmasına nasıl ket vurduğunu ve sadece konuşmanın bunun ötesinde düşünmenin olmayışının mahalledeki kadınlardan görüyoruz. Kadınlara karşı öfkelenen irfan adında bir gencin bütün kadınlardan intikam alması için onları korkuttuğu konferanslar veriyor ve konferanstan sonra kadın doğduğu icin üzülen birinden mektuplar geliyor burada biraz komiğime gitti gelen mektupla irfan hamen aşık oluyor ve aşk mektubu yazıyor, ilk görüşte aşkın çok da ötesinde. Ancak karşılık alamıyor ve oldukça büyük bir eleştiriye uğruyor diğer gelen mektupta sonrasında ise teste tabi tutuluyor irfan, akabinde olaylar gelişiyor. Burada asıl ilgimi çeken Gürpınar bilimsel açıklamalarda vermiş olup; gezegenlerden, yıldızlardan bahsetmesi ve mahalle yaşamının renkliliklerini gözler önüne sermesi. Okunulması gereken bir kitap kesinlikle. Bittiğinde çok keyiflenip, farklı bir zamana geçmişe yolculuk edecekseniz. Keyifli okumalar :)
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,6bin okunma
9/10
·72 syf.··
2020 43. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2020 04:18
F. Kafka ve babası; daha doğrusu Kafka’nın gözünde babası. Kafka yıllarca babasının otoritesi altında ezilmiş ve babasına karşı itaatkar tavır takınsa da onun klanlığına son vermeyi hedeflediği anın hayalini kurmuştur. Gerçek anlamda Franz kafka kimdir sorusunda cevabı aşikar bir biçimde vermeye hazır bir kitap çıkmış Kafka’nın ellerinden. Babasının onun hayatını ne denli etkilediğini, kendisini ezik ve aciz olarak nitelendirmesinin aslında babasının zıttı onun gibi kuvvetli olmadığını babasına haykıramayıp kağıtlara döküyor. Baba tıpkı devlet gibi otoriter ve değişime kapalı, kendi dediğini yaptırmak icin direten bir faşistlikle Kafka’ya diğer çocuklarına yaklaşıyor. Kafka’nın en korktuğu şey babası gibi olmak ancak onun da bazı anlarda içine sanki babası giriyormuş gibi onun gibi düşünüyor; kardeşinin çok yemesine babasının ettiği hakaretleri kabul edip kardeşinden nefret etmesi. İçinde babasına benzerliğinin de olmasına dayanamıyor ve bununla ilgili de içinde bir savaş veriyor. Aslında hayatta bu kadar pasif ve silik olmasının nedeni de babasının sucu olduğunu gösteriyor. Kafka’nın hayattayken celladı babası olmuş; malesef ki bir çocuk için ebeveyn faktörü oldukca önemli ve gelecek yıllarımızı etkisi altında almakla birlikte bütün hayatımızı sorunlu geçirmememize neden olmakta tıpkı Kafka’nın babasının bıraktığı izlerle uğraşması gibi. Kafka’nın hayatı babasının travmalarıyla dolmuş ve babasıyla iki yabancı olmasını da gittikçe içerlemiş. İçten içe babasına da kendi ve ailesi konusunda hak veriyor sevilmemeyi kendine layık görüp cezalandırıyor ve yeme bozukluğunun nedeni de babası olduğu aşikar. Bütün hayatını babasının otoritesi altında ezilmekle, sıkışmışlıkla geçirmiş olan Kafka babasıyla okuduğumuz mektuplar aracılığıyla dertleşerek yansıtıyor, hala da
Babaya MektupFranz Kafka · Aylak Adam Yayınları · 201853,9bin okunma
10/10
·96 syf.··
2020 44. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2020 17:53
Ah Muzaffer Tayyip seninle oturup sohbet etmeyi inan çok isterdim, seninle yaşamın kaynağını, hayatın durağan olduğu noktada bile aktığını görmek çok isterdim. Genç yaşında soldun gittin bu dünyadan, insan kardeşlerin arasından. Yazdıkların kaldı geriye o güzel dizelerin. Üzerine oturup tebessüm edip hüzünlendiğim dizelerin. O kadar içime işlemiş ki yazdıkların sarı daktilo, sokakta sigaranı alıp sigarasını yakanlar, sokaklar, kaldırımlar... fakat hakkı var oktay’ın Muzaffer, ‘hatırlarda dal istiyor kuşlar gibi konacak’ Rüştü’yle olan dostluğun bakiymiş hiç yalnız bırakmadınız birbirinizi ölümde bile... Muzaffer Tayyip uslu içime işleyen bir şair, sanki senelerdir tanıyorum da bir yakınımı kaybetmişim gibi hissettiren güzel insan. Yazdığı satırlarda manalar bulduğunuz, sonunu bildiğiniz için hüzünlendiğiniz şair Muzaffer, onun deyimiyle Allah’ın talihsiz kulu.... keyifli okumalar...
ŞimdilikMuzaffer Tayyip Uslu · Ahbap Kitap · 20201,266 okunma