📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakat birçok kişi için, insan olmanın zevkini ve keyfini çıkarmak değil, hayatı sürdürmek ve korumak daha önemli görünüyor.Ne pahasına olursa olsun yaşamaya çalışmakla, doğrusu çok büyük bir mutluluğu kaçırıyorlar.Acı ve ölüm korkuları onları yönetiyor.İşin kötüsü bu korkuya Tanrı diyorlar.Oysa dünyayı korkuyla değil, bir insanın gözleriyle görselerdi, Tanrı’yı görmüş okurlardı.
1970 dönemlerinde eser veren Atay’ın eserleri incelendiğinde üslup bakımından dönemin çok ilerisinde yazdığını görebiliriz.Yazarın kitaplarının yazıldığı dönemde fazla ilgi görmemiş olmasının muhtemel sebebi olabilir.
Bir anlık dikkat dağınıklığına bile izin verilmeden okunması gereken Atay eserleri derin anlamlar içermektedir.
Korkuyu beklerken kitabı da 8 farklı hikayede 8 farklı kahramanın öyküsünü anlatmaktadır.Kahramanlar toplum içerisinde yalnız kalmış yada yalnız kalmaktan korkan silik özgüvensiz, ezilmiş, toplumdan soyutlanmış ve korku içinde yaşayan birbirinden bağımsız karakterlerdir.
NE EVET NE HAYIR öyküsündeki yazar karakterinin yazılarının beğenilmemesi çevresinden çok uzun ve bitmek bilmeyen noktasız cümleler kurduğu eleştirisini alması konusunda bana, yazarın karakteri kendi ile bağdaştırmış olabileceğini düşündürdü.
Yazarın diğer kitaplarına olduğu gibi bu kitabına da hayran kaldım.Hayatta olmasını, daha çok eser vermesini tüm içtenliğimle istediğim yazarlardan olan Oğuz Atay’ın, derin anlamlarında boğulmanın zevkini tüm okurlara tavsiye ederim.