MKU

MKU
@melekkocaoglu
...
71 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
"Ama anneanne, zenginler koskocaman evler yaptırıyorlar, o koskocaman evlerde büyük büyük odaları oluyor. Neden bitsin ki o dediğin şey.. ihşitam... ‘Bak, dilin bile dönmüyor ihtişama; başka bir nesilsin sen. Kızım, zenginler kocaman evleri hep yaptıracak. Ama paranın satın alamayacağı görgüye sahip olamayacakları için incelmiş zevkin birikimi onların evlerine yansıyamayacak ne yazık ki!’”
Sayfa 90
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
“Yapılan devrimlerin arasında adı hiç konmamış fakat bence en hayırlı devrim olan isimsiz "Anadolu devrimi", eğitimi tüm yurda yaymış, vatan çocuklarından meslek sahibi insanlar yetiştirmeye başlamıştı. Her yerde okullar açılıyor, köylüsü, kasabalısı okula kavuşturuluyor, kadını, erkeği okuma yazma öğreniyordu. Hem de ne büyük bir heyecanla! Benim "Anadolu devrimi" diye adlandırdığım atılım yapılamamış olsaydı, bizi uzun yıllardır idare eden kişiler, kendi köy ve kasabalarında çobanlık, ırgatlık veya büyük kentlerde hamallık yapıyor olurlardı, çiftçilik bile değil. Çünkü taşranın çift çubuk sahibi varlıklı aileleri, Adnan Menderes örneğinde olduğu gibi, oğullarını okutmak imkânı bulurken, yoksulların çocukları yaya kalacaktı. Bir Çoban Sülü'den, bir Turgut Özal'dan bir başbakan, bir cumhurbaşkanı yetişemeyecekti. Tayyip Erdoğan, parasını futboldan kazanmış bir küçük esnaftan öte gidemeyebilirdi. Memleketin tüm insanlarına yükselme kapılarını açan cumhuriyet, yoksul, zengin, şehirli, köylü diye ayırmadan, sınıf farkı gözetmeden tüm çocuklarını okumaya, meslek sahibi olmaya, toplumsal hayatta yer almaya teşvik ediyordu. Her birine başarı için aynı şansı tanıyordu. Her şehirde ortaokullar, liseler açılıyordu. Ankara'da üç ayrı üniversite kurulmuştu. Vatan çocukları her alanda yetişmeye başlamışlardı. Onlar idareyi devralmadan önce, elbette bilgi ve birikime sahip olan elitlerin elinde şekillenecekti cumhuriyet!”
Sayfa 42
“Bir şeyi daha fark ediyorum; bir çocuk hayatının ilk beş on yılını nerede geçirdiyse, o yerin gönlünden ve beyninden sökülüp atılması mümkün değildir. Dünyanın en çirkin, en ilkel köşesi bile olsa büyüdüğü yer hep sevgiyle hatırlanacaktır, ömrünün sonuna kadar.”
Sayfa 41
“Kıskanmıştı. Onları değil, var olduğunu çok iyi bildiği ama hiç yaşayamadığı bir hali kıskanmıştı.”
Sayfa 347
“En büyük şansımız İngilizlerle Fransızların birbirlerini sürekli kıskanması. Aralarındaki rekabet bizim işimize yarıyor. Her mevzuda hemfikir olsalardı, yanmıştık azizim.”
Sayfa 305